Kişisel Ciddiyet
Zırvala.com’ a yazdığım bu süre içersinde sevdiğim şeylerin tavsiye etmek dışında pek fazla bir şey yaptığım söylenemez. Bu sebepten dolayı kendime ait düşünceleri pek fazla yansıtmadım.
Kibirli değilimdir, bunu söylerkende kibirli değilim, elbetteki insanın kendine ait iyi bir özelliği söylemesi bir kibir havası yayar, ama yinede bu kibirden yoksun olarak şunu söylemek isterim; olayların ve durumların iç yüzünü iyi gördüğümü ve kavradığımı düşünüyorum. Ama bu durumu dışarıya yansıtmayıp o olay veya durum bittiğinde kendimle tartışmaya başlayıp , mukayesesini ve analizini yapıyorum. Elbetteki bu, kendimle tartışmalarım gayriihtiyari ortaya çıkıyor ve bunun önlenemez bir alışkanlık olduğunu biliyorum. Fakat belirttiğim gibi bu kendimle olan tartışmanın ve durum analizinin sonucunu dışarı yansıtmıyorum veya yansıtamıyorum.
Bu olaylar ve durumları kısaca bir örnekle ve elimden geldiğince samimi bir şekilde açıklamak istiyorum;
Mesela kendisini çirkin ve aptal bulduğum bir kız var (elbetteki çirkinlikle ve aptallıkla bir insanı suçlamanın anlamı yok ama,zaten suçlamıyorum, ama bahsettiğim şahsın fikri bunun aksi yönünde) ve kendisini çokta yakından tanımıyorum, ama bana gelip erkek arkdaşlarıyla yaşadığı problemleri anlatıyor, (bunlara kendi içimden gülüyorum) (esasında vurgulamak istediğim konuya gelemiyorum. Ve konun kızla bir alakası yok, sadece kabaca bir örnek vermek istedim) bu aptal dialoglara katlanabiliyormuş gibi davranıyorum bir yandan da ona “hımm öyle mi?, anlıyorum” gibi dinlediğimi düşünmesini sağlamak için kısa yanıtlar ve kelimeler türetiyorum.
Aynı zamanda ona:
“Anlamsız bir şekilde bocalıyorsun, yaptıklarının hiç bir anlamı yok ve kendini saçmalığa adadığının farkında olmadığın gibi içeriği zengin yapıtlardan gerçekten hoşlanıyormuş gibi yapıp, (Oğuz Atay okumak, Miles Davis dinlemek gibi) aslında bunları etrafındaki sosyal statü meraklısı maymunlar olmasa hoşlanmayacağın gerçeğini yadsıyarak, ve bu içeriği zengin yapıtları tüketmeye devam edip o sosyal statü yarışına hayatlarını adamış maymunların içerisinde sivrilmeye çalışıp, bir yandan da onlarla arandaki bağı daha da güçlendirmeye çalışıyorsun. Ama neticede gerzeğin tekisin ve bu gerçeği görmemek için elinden geleni de yapıyorsun”
Demek istiyorum ve gerçeği görmesini istiyorum. Ama bunun ona bir faydası olmayacağını, beni dinlemeyeceğini, dinlese de anlamayacağını, anlasa da bu durumu bilmenin onun hayatını daha da zorlaştıracağını biliyorum.
Tıpkı benimkisi gibi, bu gerçeği görmeğe çalışmaktan çekinmiyorum bu yüzden bu hayattan kolay bir şekilde zevk almayı beceremiyorum.
Yorgunum, bu konulardan daha sonra tekrar bahsedeceğim.
