Tom Sawyer
Bugün öğlen gibi eve geldim yatıp uyucam evde kimse yok. dedim pazar günü işte dışarı çıkmışlardır falan, yatıp uyudum. kalktım karnım acıkmış. dolabı açtım bi bok yok. çıktım bakkala. dışardan %25 fazla olan cipsi aldım bakkalın karısı vardı dükanda abiye noldu falan dedim günlerdir yok. ah dedi orasına burasına bişi bişiler olmuş ameliyat oldu da şöle oldu böle oldu dedi. hee geçmiş olsun şu poğaçalar(bildiğiniz poğça) ne kadar dedim. tam çıkıcam kadın “sizinkilerde(-de burda gizli ayrı) sabah gitti allah hayırlı yolculuklar versin kazadan beladan..” dedi. allala dedim eve girdim iice akşam olmuştu babamı aradım. gayet mutlu bir ses tonuyla naber napıyosun dedi. ii dedim esas siz napıyosunuz dedim. hiç ya dolaşıyoruz hihohaha dedi. nerde dolaşıyosunuz dedim. amasradayız şu an dedi. peki dedim. beni burda bırakıp karadeniz turuna çıkmış terbiyesizler. daha da sonra dondurma koydum yedim işte. tabağı tam lavaboya koycam. “öhöm evet bunlar en az 15 gün yok. her yediğimi böle koyarsam boku yeriz” dedim(valla). sonra aldım onu yıkıyodum çikolata parçacıkları tabağa falan yapışmış üşendim aman bi ara yaparız dedim. daha da sonra ki az önce telefonum çaldı. 0312 yi gördüm en başında. dedim ankara mıydı lan bu. bizimkiler ankaraya mı gitmiş allala derken açtım telefonu bi çığlık geldi. arayan zırvala takipçilerinin de çok yakından tanıdığı renkli sima evimizin neşesi Mutlu Ceren Cangöz’dü. tee dünyanın öteki ucundan amarakadan aramış. daha önce hiç o kadar uzaktaki biriyle konuşmamıştım önce onun şokunu yaşadık sonra da vur patlasın çal oynasın çok konuştuk. güzel anılar edinmiş. merak edenleriniz için kaldığı evin telefon numarası: +903126000555(nası +90 lan bu türkiyenin kodu deil mi? valla ben bilmem aradığında telefonda öle gözüktü. ucuza aramak için dünya telekom mu ne onun kontöründen almış ondan olabilir) arayın beni zırvaladan yolladılar diyin sizlere hoşça vakit geçirtsin..
six feet under
bu sabah kanepede uyandım, harika bi kahvaltı sofrası kurulmuş çayın üstünde dumanlar tütüyo ama kimse yok ortada. Saat 8:30 muş herşey çok harika kocaman bi gün var önümde hiç yorgun diilim birileriyle bişiler yapmalıydım fakat extreme sıcak. Klimayı kontrol etmeye gittim çalışıyodu, bozulmuştur dedim bulutları gördüm. bir sürü eflatun bulut var dışarda. nolyo filn derken uyandım. aynı kanependen kalktım ve saat akşamüstü 7′miş kahvaltı fıln da yok. ve kimse de yok, beklemiyodum. aklıma geldi teyzemin kardeşi ölmüştü. Baş sağlığına gittiler heralde dedim. Tv yi açtım barış hakkında konuşuluyodu, durumu hiç iyi diilmiş gibi konuşmalar. Aklıma kardeşim geldi.. ardından dün ölen eski kız arkadaşı. mini cooper aracıyla florya dolaylarında bi viraja hızlıca girip kaza yapmıştı. Ya evet herkes ölüyo genç ya da geç. Barış akarsu nun aracında ki 2 kız da ölmüş sonuçta. Barışın koma hallerini abartmamak gerek. Bence abartmayıp kabullenmek, hayatın içine ölümü dahil etmek en iyisi. Kıssadan hisse vermek istemezdim ama böyle günlerde lazımoluyo..
Uzuun süre önceydi..
5-12 yaş arası en yakın dostumla buluşmuş oldum bu hafta sonu yazlıkta. Bişiler anlatmalıyım, neresinden başlasam.. Flashback ler iidir
bisikletlere binip bi sürü insanı peşimizden tarlalara götürürdük macera olsun die. Kuş yakalamaya çalışırdık yaptığımız ipten kapanlarla. Hatta bi keresinde çalı çırpı ve terkedilmiş bi sandaldan yaptığımız çadırın içinde ateş yakma gerzekliği üzerine boğularak ölüyoduk suratlarımız simsiyah : ) ağaçlara tırmanıp orda sohbet ediyoduk bu da enterasnmış.. Hatta sevgülülerimizin baş harflerini kazımıştık o ağaça..(daha enteresan) Ama hep 5-12 yaş arasıydı, sonra bu elemanın babası yazlığı sattı. gittiler.. Devamını oku »
Var olmak ya da yok olmak
Son zamanlarda finallerim sebebiyle ortalarda görünmüyordum pek. Bakalım bu dönemde hayatımda neler olup bitmiş:
- Saçlarımı kestirdim. Yeniden kısa ve jöleli saçlıyım.
- Bugün makro iktisat bütünlemesine girdim. Diğer derslerimin hepsinden geçmişim. Mesleki İngilizceden 100 almışım.
- Artık yeni nesil bir iPod Video 30 GB sahibiyim. Eski iPod Mini’mi de kardeşime verdim. Fark ettim ki 20 GB MP3′ü bir iPod’a doldurduğunuz zaman aradığınız şeyi bulmanız çok zor oluyor. En iyisi “shuffle” modunda takılmak.
- Yarın akşam Bulgaristan’a gidiyorum. 1 hafta kadar kalacağım. Bronzlaşmam lazım.
- Element diye bir grup keşfettim. Cehennem adlı albümleri çıkmış. 80′lerin heavy metal sound’unda Türkçe müzik yapıyorlar. Beğenirseniz orijinal albümünü satın alın.
- Kardeşime yeni bir laptop alındığı için eski laptop’ı da bana kaldı. Laptop’ları her zaman kullanışsız ve çok nadir durumlarda gerekli bulmuşumdur. Pek kullanacağımı sanmıyorum ama bulunsun yine de.
- Şu sıralar Heroes, Prison Break ve Power Rangers izliyorum (evet, şu bizim zamanımızdaki Mighty Morphin Power Rangers canım). Power Rangers’la ilgili ayrıntılı bir yazıyı daha sonra yazacağım.
corç…
[kml_flashembed movie="http://www.youtube.com/v/rcSnLTqbuTc" width="425" height="350" wmode="transparent" /]
NEDİR?
Son Yorumlar
- yılmaz: ulan kıc kafalılar günah lan böyle konuşmak m.a.l mısınız siz diyoki haşa allah yok sen kimsin lan allah...
- madDAM: Nescafe’yle ilgili aynı yerdeyim; ne kahve oranını bilirim ne de nasıl sevdiğimi. Bazen sütlüsü güzel...
- iuj: sevgilime ve kahveye ihtiyacım var. hadi yarın olsun.
- Jungee: Ne pis bir günmüş o. Benim askerliğim bitti de bazı yazılara baktım, bu zırvala beni üzüyor. Ne kadar hızlı...
- Jungee: çok yaşlanmışım…
- fallen: oha! askerden dönmüş bi sürü şeyler yazılmış. o kadar uzun zamandır yazmamışsınız ki ben geçen gün...
- Burak: Neden bu yazıyı paylaşabilmem için bir paylaş butonu yok?
- MaXCoDeR: Rurkce arıyorsak zor, ama İngilizce olabilir belki.
- Jungee: Evet rurkce karakter kullanmaya useniyorum. O diilde selim bi tuşta ucak moduna alip parlakligi full kısan bi...
- MaXCoDeR: Sizin oralarda Türkçe klavye yok mu abi? Yoksa telefondan mı yazıyorsun? O da çok zor olur lan, üşenir...
ARŞİVLER
- Ocak 2012 (1)
- Aralık 2011 (1)
- Eylül 2011 (1)
- Ağustos 2011 (1)
- Temmuz 2011 (8)
- Haziran 2011 (7)
- Mayıs 2011 (10)
- Haziran 2010 (1)
- Nisan 2010 (1)
- Mart 2010 (1)
- Şubat 2010 (1)
- Ocak 2010 (5)
- Aralık 2009 (4)
- Kasım 2009 (4)
- Eylül 2009 (5)
- Ağustos 2009 (5)
- Temmuz 2009 (4)
- Haziran 2009 (1)
- Mayıs 2009 (7)
- Nisan 2009 (1)
- Mart 2009 (4)
- Şubat 2009 (4)
- Ocak 2009 (3)
- Aralık 2008 (4)
- Kasım 2008 (2)
- Ekim 2008 (4)
- Eylül 2008 (2)
- Ağustos 2008 (9)
- Temmuz 2008 (2)
- Haziran 2008 (9)
- Mayıs 2008 (12)
- Nisan 2008 (6)
- Mart 2008 (6)
- Şubat 2008 (9)
- Ocak 2008 (11)
- Aralık 2007 (12)
- Kasım 2007 (15)
- Ekim 2007 (14)
- Eylül 2007 (19)
- Ağustos 2007 (21)
- Temmuz 2007 (17)
- Haziran 2007 (10)
- Mayıs 2007 (13)
- Nisan 2007 (5)
- Mart 2007 (11)
- Şubat 2007 (6)
- Ocak 2007 (10)
- Aralık 2006 (10)
- Kasım 2006 (8)
- Ekim 2006 (8)
- Eylül 2006 (19)
- Ağustos 2006 (16)
- Temmuz 2006 (22)
- Haziran 2006 (32)
- Mayıs 2006 (22)
- Nisan 2006 (7)
- Mart 2006 (10)
- Şubat 2006 (6)
- Ocak 2006 (14)
- Aralık 2005 (5)
- Kasım 2005 (12)
- Ekim 2005 (7)
- Eylül 2005 (9)
- Ağustos 2005 (6)
- Temmuz 2005 (14)
- Haziran 2005 (17)
- Mayıs 2005 (26)
- Nisan 2005 (16)
- Mart 2005 (8)
- Şubat 2005 (7)
- Ocak 2005 (3)
