Perhidroksiklopentanofenantren
Dün sabah geldim istanbula 2 haftalık tatilimden sonra. zeytinli-altınoluk-didim yaptım. fena deildi. tatil güzel şey. dün uyudum. bugün de gezdim. sonra bugün akşam deli gibi internet insanı oldum.bu mudur.budur.
i picture you and me together in the jungle it would be ok.
çok şey beklememek lazım kimseden hiç bir şeyden.
ufacık şeyler delirtiyor bizi zaten..
Kendi kendini imha eden şalgamdan bir mesaj
Bu aralar Porcupine Tree dinliyorum ve şarkı sözlerindeki o ironi, hatta parçaların isimleri bile çok hoşuma gidiyor. Süper şarkı isimlerinden birkaç örnek vermek gerekirse;
- Message From A Self-Destructive Turnip
- It Will Rain For A Million Years
- Up the Downstairs
- The Colour Of Air
- I Find That I’m Not There
- The Sleep Of No Dreaming
- Stupid Dream
- Last Chance To Evacuate Planet Earth Before It Is Recycled
- Arriving Somewhere But Not Here
- Fear Of A Blank Planet
Bu İngiliz arkadaşların müziğine genelde progressive rock yakıştırması yapılmış ama grubun kurucusu Steven Wilson diyor ki “ben progressive rock grubu falan olduğumuzu düşünmüyorum, ben sadece bir rock grubu olduğumuzu düşünüyorum”.
Günün notu: Fark etmediyseniz hatırlatalım; Zırvala!’nın yeni bir yazarı daha var artık. madDAM, Zırvala! konseptine uygun olarak bir Vefa Lisesi mezunu ve ilk bayan yazarımız. Hatta öyle sanıyorum ki bugün kendisinin doğum günü ama kaç yaşına girdiğini bilmiyorum. Hoş geldin diyelim kendisine ve doğum gününü kutlayalım. Hayırlara vesile olması dileğiyle efen’im.
Pantolon..
Cumartesinden beridir bi eskişehire gitme planlarım vardı, Kardeşim pilotluk sınavlarına giriyo 3 senedir, her seferinde sınavlarda birinci-ikinci olup mülakatlarda zçıyo, istanbula geri donuyoruz. Bu senenin sınavlarında da yanında olucam die bi sürü şeyleri erteledim ama gitme vaktimizde bu gune de kadar ertelenmiş oldu bi şekilde. Zaten çarşamba geri dönüyo olucaktım (yaz okulu filn) o yuzden bu sene ben yokum. Ya ben başka bişi anlatçaktım…
bu adama “düzgün bişiler giy”, “ciddi ol azcık”, “serseri gibi gitme oralara” gibi deyişlerle eline bi miktar para tutuşturulmuş ve “git ceket-kravat-gömlek al” denmiş. Ya adam gibip öyle komik bi pantolon almış ki. yanına da dünyanın en çirkin 2 spor gömleğini almış. Gömlekler bana göre diil ama pantolooon! onu giyince bi papyonun eksik kalıyo. bahcıvan modeli, boru paçalı, beli 2-3 beden büyük ve neticede askılı bi pantolon. İnsan giyince neşeleniyo, çünkü herkes zaten sana gülerek bakıyo.. haha eğlenceli bi pantolon ilk firsatta giyicem bunu ben.
kırmızı başlıklı entry
Tamamı saçmalık ve çarpıklıktan oluşan bu yazıma neresinden başlasam bilemedim ve 4 e böldüm.. Devamını oku »
Hola!
Beni burda bulaşık yıkıyım, yerleri siliyim, efendime söyliyim, böyle yemek falan yapıyım diye tuttular.
Herkese benden bir margarin!
Hayvan indir
| Aylık Transfer Bilgileri | |||
|---|---|---|---|
| Yıl | Ay | Toplam Upload | Toplam Download |
| 2007 | Haziran | 2.367.881.086 (2,205 GB) | 39.545.190.850 (36,829 GB) |
| 2007 | Temmuz | 2.253.018.561 (2,098 GB) | 38.600.136.879 (35,949 GB) |
| 2007 | Ağustos | 1.535.094.307 (1,43 GB) | 26.134.501.913 (24,34 GB) |
Tabloda da görüldüğü üzere, ADSL hızımın 512 k’dan 2 Mbit’e yükseldiği Ağustos ayında hayvan indir moduna geçmişim. Dün tam gün ADSL bağlantım kesik olmasına rağmen şu ana kadar 25 GB indirmişim, paralı RapidShare hesabımızın kotası da dolmak üzere.
Aslında bunun öncesinde de burada ayrıntılarını açıklayamayacağım, şahsıma özel düzenlenmiş bir “512 öde 1 Mbit kullan” kampanyasından yararlanıyordum ama 2 Mbit ciddi bir gaz verdi. Bir filmi indirme süresi ortalama 1 saate düşünce saçmasapan şeyler indirmeye başladım. Mesela en son çilingirlik öğrenme DVD’si indirmişim. Hatta indirmekle kalmayıp büyük bir kısmını izledim de. Kilitlerin çalışma mekanizmalarını öğrendim ama birtakım özel araç-gereçler lazımmış, o yüzden hala istediğim kapıyı açamam.
Şimdi içimdeki download canavarını ehlileştirmek için biraz Overlord oynayayım…
evin tepesinden patlak veren adam..
Epeydir uyumuyodum, dün 12 gibi uyanıp 2 saat sonra gök gürültülerine uyandım. Nolyo dışarda deyü. Normal diil aslında çünkü hiç bi şekilde uykumu almadan yataktan kalkıp dışarıyı dikizlemem. Nice sınavlar nice buluşmalar kaçırmışım bu uyku yüzünden
Neyse başka bişi yazıcaktım, az önce balkona çıktım sızmadan önce son sıgaramı içmek için.
Tek-tük arabalar geçiyo, bi kaç yerden klima sesi fln geliyodu. Hepsi bu. İşte bu kadar sakin olağan bi sabaha yakışmayan tok sesler geliyodu bi yerlerden, yönüde belli diil ama zaten gelip gelmediği de belli değil gibiydi. Sonra Bu içi dolu sesler kiremitlerden geliyomuş onu farkettim, bu kiremitler yavaş yavaş yer deiştiriyo ustuste bindiriliyodu, sonra birden bi adam çıktı içinden. Yakın gözlüğü boynunda sallanıyodu mavi emekli bi kazağı vardı üstünde. Tam bi aile babası, elinde çayı ve gazetesi eksik. Amca bu saatte napıyo olabilirsin ki çatıda?
sormadım hiç ya. merakta etmedim, aklım izlediğim filmde kaldığı için olabılır. anlam veremediğim insan ilişkileri içeriyodu.
Galba 1 saat önce beni en çok etkileyen filmi izledim. Tamam, en beğendiklerimi şu an net hatırlamadığım için böle diyo olabılırım ama gerçekten güseldi. O kadar saçmalığın içinde acaip bi gerçeklik vardı. Ya ordaki hatunada bayıldım. Sanırım çok hoşlanıorum ama açılamıorum : ) haha acaba kendi ismini googledan arattırıp insanların ne dediğine bakıomudur. Kesin bakıyodur ki : )
Kabuslar Evi serisinden Seni Beklerken de oynayan sayın Melisa Sözen! evet evet burda canlandırdığınız karaktere hayran kalan bi insan var =)
NEDİR?
Son Yorumlar
- yılmaz: ulan kıc kafalılar günah lan böyle konuşmak m.a.l mısınız siz diyoki haşa allah yok sen kimsin lan allah...
- madDAM: Nescafe’yle ilgili aynı yerdeyim; ne kahve oranını bilirim ne de nasıl sevdiğimi. Bazen sütlüsü güzel...
- iuj: sevgilime ve kahveye ihtiyacım var. hadi yarın olsun.
- Jungee: Ne pis bir günmüş o. Benim askerliğim bitti de bazı yazılara baktım, bu zırvala beni üzüyor. Ne kadar hızlı...
- Jungee: çok yaşlanmışım…
- fallen: oha! askerden dönmüş bi sürü şeyler yazılmış. o kadar uzun zamandır yazmamışsınız ki ben geçen gün...
- Burak: Neden bu yazıyı paylaşabilmem için bir paylaş butonu yok?
- MaXCoDeR: Rurkce arıyorsak zor, ama İngilizce olabilir belki.
- Jungee: Evet rurkce karakter kullanmaya useniyorum. O diilde selim bi tuşta ucak moduna alip parlakligi full kısan bi...
- MaXCoDeR: Sizin oralarda Türkçe klavye yok mu abi? Yoksa telefondan mı yazıyorsun? O da çok zor olur lan, üşenir...
ARŞİVLER
- Ocak 2012 (1)
- Aralık 2011 (1)
- Eylül 2011 (1)
- Ağustos 2011 (1)
- Temmuz 2011 (8)
- Haziran 2011 (7)
- Mayıs 2011 (10)
- Haziran 2010 (1)
- Nisan 2010 (1)
- Mart 2010 (1)
- Şubat 2010 (1)
- Ocak 2010 (5)
- Aralık 2009 (4)
- Kasım 2009 (4)
- Eylül 2009 (5)
- Ağustos 2009 (5)
- Temmuz 2009 (4)
- Haziran 2009 (1)
- Mayıs 2009 (7)
- Nisan 2009 (1)
- Mart 2009 (4)
- Şubat 2009 (4)
- Ocak 2009 (3)
- Aralık 2008 (4)
- Kasım 2008 (2)
- Ekim 2008 (4)
- Eylül 2008 (2)
- Ağustos 2008 (9)
- Temmuz 2008 (2)
- Haziran 2008 (9)
- Mayıs 2008 (12)
- Nisan 2008 (6)
- Mart 2008 (6)
- Şubat 2008 (9)
- Ocak 2008 (11)
- Aralık 2007 (12)
- Kasım 2007 (15)
- Ekim 2007 (14)
- Eylül 2007 (19)
- Ağustos 2007 (21)
- Temmuz 2007 (17)
- Haziran 2007 (10)
- Mayıs 2007 (13)
- Nisan 2007 (5)
- Mart 2007 (11)
- Şubat 2007 (6)
- Ocak 2007 (10)
- Aralık 2006 (10)
- Kasım 2006 (8)
- Ekim 2006 (8)
- Eylül 2006 (19)
- Ağustos 2006 (16)
- Temmuz 2006 (22)
- Haziran 2006 (32)
- Mayıs 2006 (22)
- Nisan 2006 (7)
- Mart 2006 (10)
- Şubat 2006 (6)
- Ocak 2006 (14)
- Aralık 2005 (5)
- Kasım 2005 (12)
- Ekim 2005 (7)
- Eylül 2005 (9)
- Ağustos 2005 (6)
- Temmuz 2005 (14)
- Haziran 2005 (17)
- Mayıs 2005 (26)
- Nisan 2005 (16)
- Mart 2005 (8)
- Şubat 2005 (7)
- Ocak 2005 (3)
