Cep Sineması
Cep Sineması diye bir şey açtık. Kendisi Türkiye’nin ilk ve tek kısa film podcast’i oluyor. Adresi www.cepsinemasi.net. “O ne be?” diyecek olursanız şöyle anlatırım: Video oynatabilen bir iPod’unuz (iPod video, iPod touch, iPod classic veya yeni iPod nano) varsa podcast’imize abone oluyorsunuz ve her hafta iki yerli kısa film otomatik olarak indirilip iPod’unuza kopyalanıyor. iPod sahipleri için harika bir şey yani. Filmleri Yiğit’le beraber seçiyoruz ama önerilere açığız.
,
bi kız var. önüme uçarak çıktı. çok sevdim ben onu.
küçük emrah xxx porno liseli
küçük emrahın bi dizisi vardı 5-6 sene önce. böyle motorcular, tisko ortamları falan vardı. o diziden esinlenen bi vidyo bence.
[kml_flashembed movie="http://www.youtube.com/v/LbvP7dT3Dx0" width="425" height="350" wmode="transparent" /]
echo in the bunnymen echo in the bunnymen echo…
cin tonik.
iso.
video.
live.
kusmuk.
algı.
4,5.
bbc world.
sınavlarımı seviyorum ben ya.
Çünkü sınavlar olunca eline notlar tutuşturuyolar ve çok fazla sayfası oluyo. 1 hafta boyunca dümdüz okusam yetiştiremem, o kadar çoklar. İşte sonuçta bu notları sınavdan önce okumak filan gerekiyo ama notlar elimde olunca sıkıcı olan şeyler o kadar çok ilgimi çeker hale geliyo ki hayat tadından yenmez oluyo. Örnekse Karayip korsanları. Bi türlü izleyemiyodum, sızıp kalıodum. 3ünü birden izlemiş oldum. Ya da bi oyun var adı the witcher. Gerçekten can sıkıcı ve bilgisayarımdaki bi sorundan dolayı 15 dakikada bir reset atmak zorunda kalıyorum. Ama inatla oynuyorum ya, acayip bi zevk alıyorum üstelik. Bi de ferhan şensoyun bi kitabı var, Hacı komunıst. Hep sınav olsun almasınlar notları elimden = )
Hem bu yeni header da insanın karnı tok olunca midesini bulandırıyomuş onu anladım. Şey gibi, ehhm.. notlar yokken the witcher oynamaya çalışmak ve 15 dakkada bir atılan reseti beklerken Hacı komunıst okumak gibi : )
Bulamaç
Poşetten düşüp minibüsün tabanında yuvarlanan bir domates kadar yalnız ve çürümüş bir çilek kadar hüzünlü…
Kendimi çok sensiz hissediyorum.
uçan balondum, insan oldum.
Helloyt, ya bu gun desen dersinde saçlarımdan o kadar sıkıldım ki nerdeyse koşarak okul kantinindeki kuafore kazıttırıodum ne varsa saç&sakal. Ama dersten çıkınca bi duruldum, üstelik saç traşım 2 saat filn sürüyo. yani daha da sıkıcı bi durum.. saçlarımın kısalması için uyumam gerek benim o koltukta. Neyse sabırla çıkışı bekleyip berberime gittim. İlk etapta ön tarafları bodoslama kesti sonra da kafamı soğuk suyla ve o eşsiz* masajıyla yıkayınca kazıtmaktan vazgeçirmiş oldu Tayland insan. Evet artık ben de bi insanım. saçlarım kısa, sakalım makul =)
Assbook
Aklıma assbook.com geldi ama almışlar bile.
iki şey bi şeyden üstündür
iki şey
aşağıdaki insanlar birbirlerine çok benziyo. sonunda bunu siz değerli okuyucularımızın bilmesini istedim. biri lütfü diğeri ulaş. ya yaa…
![]()
![]()
metahörtis
Anlatması, kelimelere yansıtması zor, çok geniş zamanlara yayılmış duyguların çözümlerini en güsel 4 resim metaforlarla anlatmış oldu.
ben bu cümleyi yazmışım sigara içmeye gidince kalmış öle. Cümle çok doğru ama kafam da çok güsel, sarhoşum. 5 kere filn okumam gerekti anlayabilmek için. nereye gidicekti neyse de nasıl devam edicekti hiç bilmiyorum. cebimde 4 resim varmış, var evet. güzeller ve cebimdeler. orda kalıcaklar =) uyumam gerek.
tamek vişne suyu
gün biraz kötü başlamıştı bugün, kötü devam ediyordu. sonra barbaroslara gittik. ben patates kestim. patates kızatıp, shot bardaklarında meyve suyu içtiik. bi sürü şeyler konuştuk; dedikodu bile yaptık. daha güzel bitemezdi heralde bugün.
aslında daha çok yazmak istiyorum ama, hepsini dökülürsem buraya, sanki o kadar mükemmel gibi hatırlamıcam gibi sonra.bi de hafiften evde tarzan gibi gezdiim için hasta gibi bişey oluyorum, bu durum hiç hoşuma gitmedi. ya ben aslında bir video çektim onun yapım aşamasını falan çok saçma bi’ şey olsa bile anlatmak istiyorum ama bugün değil, sonra yazcam. bir sürü şey yazcam da yazamıyprum işte. bilmiyorum, böyle bir acaip durumlar var. neyse. vizeler de başlad, sıça sıça gidiyoruz hadi hayırlısı. cuma günü bronx’ta seksenler partisi (evet yeni-yine ve yeniden!) var. beleş bilet isteyen varsa verebilirim.
bu yazı biterken auteurs’ten junk shop clothes çalsın.
İlk kopyamdı.
Bu gun çok fazla andığım ilkokul hocam geldi aklıma.. Emine Karataş! Sevmem hiç. Ama bunu hiç belirtemem de. Hep o “ilkokul hocam” ünvanı yuzunden olur bunlar. Neyse yazının konusu başkaydı.
Bu gün aklıma çektiğim ilk kopya geldi. İlk önce herkese kendi adını yazdırmıştı Emine Karataş.. Yazanlar deli gibi parmağını sallıyordu “Örtmenim Beeeğn” şeklinde. Zaten herkes adına soyadına çalışmış olduğu için başka soru sorması gerekmişti. Çünkü ödül ”okumayı yazmayı öğredin, afferin” anlamına gelen kırmızı kurdelanın, kırmızı kalem versiyonuydu, ilk defa verilcekti. “şimdi cumhuriyet yazın bakalım” dedi. “Hnn zçtık” dedim. sonra bi baktım aaa yanımda Huriye Yiğit oturuo =) başına “cum” koydum sonuna da “t” : ) İlk kopyamdı, ödülü de büyüktü… Sınıfın ilk kırmızı kalemi : )
NEDİR?
Son Yorumlar
- iuj: sevgilime ve kahveye ihtiyacım var. hadi yarın olsun.
- Jungee: Ne pis bir günmüş o. Benim askerliğim bitti de bazı yazılara baktım, bu zırvala beni üzüyor. Ne kadar hızlı...
- Jungee: çok yaşlanmışım…
- fallen: oha! askerden dönmüş bi sürü şeyler yazılmış. o kadar uzun zamandır yazmamışsınız ki ben geçen gün...
- Burak: Neden bu yazıyı paylaşabilmem için bir paylaş butonu yok?
- MaXCoDeR: Rurkce arıyorsak zor, ama İngilizce olabilir belki.
- Jungee: Evet rurkce karakter kullanmaya useniyorum. O diilde selim bi tuşta ucak moduna alip parlakligi full kısan bi...
- MaXCoDeR: Sizin oralarda Türkçe klavye yok mu abi? Yoksa telefondan mı yazıyorsun? O da çok zor olur lan, üşenir...
- Jungee: Vermem ki mail sifremi, sama unutmus die ayak yapmis =) benim telefonuma mesaj at, yazicak cok seyim var,...
- MaXCoDeR: olm kuzenin arayıp duruyor, daha email şifreni hatırlamıyormuşsun. nereye göndereyim?
ARŞİVLER
- Ocak 2012 (1)
- Aralık 2011 (1)
- Eylül 2011 (1)
- Ağustos 2011 (1)
- Temmuz 2011 (8)
- Haziran 2011 (7)
- Mayıs 2011 (10)
- Haziran 2010 (1)
- Nisan 2010 (1)
- Mart 2010 (1)
- Şubat 2010 (1)
- Ocak 2010 (5)
- Aralık 2009 (4)
- Kasım 2009 (4)
- Eylül 2009 (5)
- Ağustos 2009 (5)
- Temmuz 2009 (4)
- Haziran 2009 (1)
- Mayıs 2009 (7)
- Nisan 2009 (1)
- Mart 2009 (4)
- Şubat 2009 (4)
- Ocak 2009 (3)
- Aralık 2008 (4)
- Kasım 2008 (2)
- Ekim 2008 (4)
- Eylül 2008 (2)
- Ağustos 2008 (9)
- Temmuz 2008 (2)
- Haziran 2008 (9)
- Mayıs 2008 (12)
- Nisan 2008 (6)
- Mart 2008 (6)
- Şubat 2008 (9)
- Ocak 2008 (11)
- Aralık 2007 (12)
- Kasım 2007 (15)
- Ekim 2007 (14)
- Eylül 2007 (19)
- Ağustos 2007 (21)
- Temmuz 2007 (17)
- Haziran 2007 (10)
- Mayıs 2007 (13)
- Nisan 2007 (5)
- Mart 2007 (11)
- Şubat 2007 (6)
- Ocak 2007 (10)
- Aralık 2006 (10)
- Kasım 2006 (8)
- Ekim 2006 (8)
- Eylül 2006 (19)
- Ağustos 2006 (16)
- Temmuz 2006 (22)
- Haziran 2006 (32)
- Mayıs 2006 (22)
- Nisan 2006 (7)
- Mart 2006 (10)
- Şubat 2006 (6)
- Ocak 2006 (14)
- Aralık 2005 (5)
- Kasım 2005 (12)
- Ekim 2005 (7)
- Eylül 2005 (9)
- Ağustos 2005 (6)
- Temmuz 2005 (14)
- Haziran 2005 (17)
- Mayıs 2005 (26)
- Nisan 2005 (16)
- Mart 2005 (8)
- Şubat 2005 (7)
- Ocak 2005 (3)
