Bu günün işini yarına bırak.
keşke bu gunun işlerini düne bırakmış olsaydım. Ama dün ulaş bizdeydi ya. Off ulaş bizdeydi!! Ve ne kadar saçma aksiyon varsa hepsi denendi, yapıldı. Yapılan şeylerin her saniyesi o kadar ziyan ki : ) Mesela 2 iyi-eğlenceli arkadaş yanyana gelince böle sabahlara kadar balık tutup sabah olunca da Gflash ta Desti izdivaç izlememeli.
*hayran kaldım o programa da. herkesi evlendirebiliyolar ya. Ama gerçekten herkesi. Bir adam çıkmıştı, 150 yaşında. Ona bile birini buldular, bu işin sırrı nedir çok merak ediyorum. Telefon açıp sorucaz bi gün.
*Balık tutmaya da bi yere gittiğimiz yok ki. Evde, bilgisayarda saçma sapan bi oyunda tutulan 1-2 kilo balık.
Bi şekilde eğlenmesini de beceriyoruz, hoşuma gidiyo aslında. En son ben kırmızı başlı ördek götünden alev! çıkartırken “kendini iptal et” tuşuna basmışım.
Şimdi tekrar düşündüm : ) o “bu günün işi” elbet yarın karşıma çıkıcak. zaten ‘dün’lerde herzaman yapcak daha iyi işlerim olmuş olduğuna göre o ‘yarın’ bu gündür! Eveet, yarınlara bırakıp biriktirdiğim herşeyi şimdi bu gün yapıcam.
Kaptanın seyir defterine ek
Yıldız tarihi 27122007.
Bu yılın en kötü yerli filmi pekala Neşeli Gençlik veya Maskeli Beşler: Irak da olabilir. Hatta Gomeda ile birlikte üçü birden olsa güzel olmaz mı?
Yılın en kötü filmleri
Geçen yıl Burak’la beraber oybirliğiyle The Wicker Man‘i yılın en kötü filmi ilan etmiştik. 2007′nin sonlarına yaklaştığımız şu günlerde bu yıl (birkaç gün önce) izlediğim en kötü filmi açıklıyorum: Catacombs. Film, Paris’in katakomplarında (yer altı mezarlıklarında) mahsur kalan bir kızı anlatan bir gerilim. Konu ilginç gibi gelmişti ama 1,5 saatlik filmin 1 saati katakomplarda koşuşturmaca, yarasalar ve farelerle karşılaşmaca gibi klişelerle geçince insan sıkılıyor.
Şimdi hepimiz bu yıl izlediğimiz en kötü filmleri açıklayalım, sinerji yaratalım, birbirimizin değerli vakitlerini kurtaralım derim.
Bonus bilgi: Yılın en kötü Türk filmi de Gomeda bence. Hatta konu, dandik oyunculuk ve kötü diyaloglar bakımından Catacombs’la büyük benzerlik gösteriyor diyebilirim.
Buggs Bunny is my boyfriend
çocukken aşık olduğum bazı şeyler var, anlatmaya değmez. bi de ben saçma bi dün ve bugün geçirdim onları hep yazasım var ama üşendim. ersin yazar belki bi kısmını yıllar sonra okumak ve gülmek için (:
mesela robin hood’a aşıktım. ama kevin costner la hiç bi alakası yok. tamamen o ata binip ok atan adamın fikriydi benim aşık olduğum şey.
Hakkını Helal Et..
Yeni samanyolu dizisi cumartesi günleri 19.45′te yayınlanıyor. Dizi yapımcıları dizinin “My Name is Earl” adlı diziyle olan benzerliğini sonradan farkettiklerini açıklamış..
[kml_flashembed movie="http://www.youtube.com/v/Cxvf800FF1E" width="425" height="350" wmode="transparent" /]
Johnny Cash & June Carter, “If I Were a Carpenter”
[kml_flashembed movie="http://youtube.com/v/uUCU8BqF8gM" width="425" height="350" wmode="transparent" /]
Country Efsaneleri – Highwayman
[kml_flashembed movie="http://www.youtube.com/v/uw1bHaUk1CM" width="425" height="350" wmode="transparent" /]
[kml_flashembed movie="http://www.youtube.com/v/2-xIulyVsG8" width="425" height="350" wmode="transparent" /]
Merhaba Ya Habibi!
Evet, yıllardır internette keşfedilmeyi bekleyen sonunda bulup gün yüzüne çıkarttığım, inşallah bundan sonra yeni internet mahirimiz olacak insan: Ege İyioğlu. Bizi “Merhaba Ya Habibi” yazısıyla karşılayan misafirperver internet sitesi “$imdi yeniysen ve burasI ne ayak diycek olursan eger,bu sayfayI sen ve senin gibi arkada$larIm icin yaptImgelin takIlIn diye.” diye devam ediyor. Gelelim asıl olaya. Bu abimiz sanırım yememiş içmemiş fotoğraf çekmiş, çektirmiş. Ya çok da birşey söylemek istemiyorum aslında. Güveniyorum ben türk halkına. bir gün patlayacak bu site. ege de çok meşhur olacak. sonra ben diyeceğim “demiştim” diye. Sitesine burdan, fotoğraf sayfasına da buradan uçuş vardır.
internet
ersin listelemiş müziği. bende interneti listelim dedim de müzikten daha zormuş yahu. öncelikle firefox’a teşekkürlerimi iletiyorum çok severim onu. o da beni sever.
açılış sayfalarım:
zırvala, vefalı, khassinek, bildirgeç, buzla, feyzbuk
sinema siteleri:
commeaucinema(hiçbi bok anlayamasam da süper bi sinema sitesi. girip resimlerine bakıyorum=) , sinemüslim(ilginç bir oluşum) ve onlarca sayamayacağım alt türlere yönelik türkçe sinema blogları.
vakit geçirgeçleri:
feysbuk, etrafta, bildirgeç, buzla
yok lan vazgeçtim liste yapmaktan. sık kullanılanlara baktım yüz küsür site var harbiden hepsi de buraya yazılmayı hakedecek cinsten. o yüzden listeyi burada sonlandırırken öpüyorum gözlerinizden…
müzik
ve playlistimin en beğendiğim şarkılarını net bi şekilde sıralayabildim. 2004ten beri bununla uğraşıorum : P
en çok mutlu eden :
gorillaz – shoe shine
rahatlatan:
Blondie – one way or another
Güzelken dinlemeyi en çok sevdiğim:
portishead – Undined
portishead – All Mine
Depresyona iten :
Tom Mcrea – Karaokesoul
spiritualized - ladies and gentlemen we are floating in space
özlediğimde:
yea yea yeas – maps
ya aslında ulaşın bunları kolayca lisetelemesine özenmiştim 2004 civarı. yaptım oldu. eskiyince de yenisini yaparım sorun diil. =)
NEDİR?
Son Yorumlar
- iuj: sevgilime ve kahveye ihtiyacım var. hadi yarın olsun.
- Jungee: Ne pis bir günmüş o. Benim askerliğim bitti de bazı yazılara baktım, bu zırvala beni üzüyor. Ne kadar hızlı...
- Jungee: çok yaşlanmışım…
- fallen: oha! askerden dönmüş bi sürü şeyler yazılmış. o kadar uzun zamandır yazmamışsınız ki ben geçen gün...
- Burak: Neden bu yazıyı paylaşabilmem için bir paylaş butonu yok?
- MaXCoDeR: Rurkce arıyorsak zor, ama İngilizce olabilir belki.
- Jungee: Evet rurkce karakter kullanmaya useniyorum. O diilde selim bi tuşta ucak moduna alip parlakligi full kısan bi...
- MaXCoDeR: Sizin oralarda Türkçe klavye yok mu abi? Yoksa telefondan mı yazıyorsun? O da çok zor olur lan, üşenir...
- Jungee: Vermem ki mail sifremi, sama unutmus die ayak yapmis =) benim telefonuma mesaj at, yazicak cok seyim var,...
- MaXCoDeR: olm kuzenin arayıp duruyor, daha email şifreni hatırlamıyormuşsun. nereye göndereyim?
ARŞİVLER
- Ocak 2012 (1)
- Aralık 2011 (1)
- Eylül 2011 (1)
- Ağustos 2011 (1)
- Temmuz 2011 (8)
- Haziran 2011 (7)
- Mayıs 2011 (10)
- Haziran 2010 (1)
- Nisan 2010 (1)
- Mart 2010 (1)
- Şubat 2010 (1)
- Ocak 2010 (5)
- Aralık 2009 (4)
- Kasım 2009 (4)
- Eylül 2009 (5)
- Ağustos 2009 (5)
- Temmuz 2009 (4)
- Haziran 2009 (1)
- Mayıs 2009 (7)
- Nisan 2009 (1)
- Mart 2009 (4)
- Şubat 2009 (4)
- Ocak 2009 (3)
- Aralık 2008 (4)
- Kasım 2008 (2)
- Ekim 2008 (4)
- Eylül 2008 (2)
- Ağustos 2008 (9)
- Temmuz 2008 (2)
- Haziran 2008 (9)
- Mayıs 2008 (12)
- Nisan 2008 (6)
- Mart 2008 (6)
- Şubat 2008 (9)
- Ocak 2008 (11)
- Aralık 2007 (12)
- Kasım 2007 (15)
- Ekim 2007 (14)
- Eylül 2007 (19)
- Ağustos 2007 (21)
- Temmuz 2007 (17)
- Haziran 2007 (10)
- Mayıs 2007 (13)
- Nisan 2007 (5)
- Mart 2007 (11)
- Şubat 2007 (6)
- Ocak 2007 (10)
- Aralık 2006 (10)
- Kasım 2006 (8)
- Ekim 2006 (8)
- Eylül 2006 (19)
- Ağustos 2006 (16)
- Temmuz 2006 (22)
- Haziran 2006 (32)
- Mayıs 2006 (22)
- Nisan 2006 (7)
- Mart 2006 (10)
- Şubat 2006 (6)
- Ocak 2006 (14)
- Aralık 2005 (5)
- Kasım 2005 (12)
- Ekim 2005 (7)
- Eylül 2005 (9)
- Ağustos 2005 (6)
- Temmuz 2005 (14)
- Haziran 2005 (17)
- Mayıs 2005 (26)
- Nisan 2005 (16)
- Mart 2005 (8)
- Şubat 2005 (7)
- Ocak 2005 (3)
