Zırvala!

31 Ağustos 2008

anımız olsun*

Jungee @ 7:11 — Kategori: Günlük

Nedense ben uyurken en az bir kişi yanımdaki bilgisayarda sabit çakılı duruyo. Mesela bu gün uyandım, gelen seslerden en az iki kişinin pes oynadığını farkettim. Ama oynayan kişilerden birinin 3 metre boyunda olduğunu nerden bilebilirdim ki. Zaten yeni uyanmışım, yerde yatıorum bi de.. Aşağıdan bakınca daha da uzuyo objeler.  Kooocaman bir insan. elindeki gamepad minicik kalmış. Korktum, usul usul çıktım odadan balkona gidip bi sigara içtim, gün başladı.. (daha fazla…)

30 Ağustos 2008

Manchester City

outdoorminer @ 18:41 — Kategori: Günlük, Spor

city

Bugüne kadar gördüğüm en saçma rüyalardan birisini gördüm…

14.00′da uyanmıştım. Biraz daha uyuyasım vardı. Bir saat daha uyudum ve saçmalıklar başladı:

İngiltere’de Irak’taki savaşı protesto etmek için özel bir maç düzenleniyor. Bu özel karşılaşmada Manchester City ve Arsenal karşı karşıya geliyor. Maçın ilk yarısında gerçek oyuncular, ikinci yarısında tribündeki taraftarlardan şanslı olanlar foma giyecek. Ben de babamla beraber tribünde yerimi almışım.

Maçın ilk yarısı bitiyor oyuncular soyunma odasına gidiyor. Ben de sahaya atlıyorum. Yedek kulübesine doğru gidiyorum ve Manchester City’nin teknik direktörü Mark Hughes’ü görüyorum. “İkinci yarı beni oynat. Sağ bekte iş yaparım” diyorum. Hughes, bana sorma yardımcıma sor diyor. Hughes’ün yardımcısını arıyorum her yerde. Sonunda yedek kulübesinin arkasında buluyorum. Bir kaç topçuyla konuşuyor. “Beni al oyuna diyorum” soruyor neden diye. Ben de hem Arsenal’dan nefret ettiğimi, hem de Manchester City’nin, Newcastle United’la beraber Premier Lig’de desteklediğim takımlardan birisi olduğunu söylüyorum. Herif, Newcastle’ı duyunca biraz duraklıyor. Sonra çok yalvarmak zorunda kalıyorum, kabul ediyor. Tam formanın ve kramponun nerede olduğunu soracağım zaman uyanıyorum.

Kalkıyorum açıyorum bilgisayarı. FM’de başarısız bir oyun sergilediğim Beşiktaş kariyerimi çöpe atıyorum. Manchester City’le yeni oyuna başlıyorum

cuma

outdoorminer @ 2:13 — Kategori: Günlük

Cumaları eskiden seviyordum. Haftasonunun ilk günü oluyordu. dışarı çıkıp bir şeyler yapıyordum. Ama artık her günüm haftasonuymuş gibi geçiyor. Bu yüzden Cuma gününe olan eski sevgimi kaybettim.

25 Ağustos 2008

pes2008 =)

Jungee @ 3:02 — Kategori: Günlük
Barış Aksoy’u da kendi evinde, random kondisyonda hem de playstation da 2-1 yendikten sonra talep oldu.
Burdan ilan ediyorum, itinayla ders verilir : )

*örnek bir başvuru durumu için devamındaki dökümandan yararlanabilirsiniz : ) (daha fazla…)

20 Ağustos 2008

Çevirmene ihtiyacım var

MaXCoDeR @ 19:23 — Kategori: Eğlencelik

Biraz önce aldığım bir e-postayı isimsiz olarak sizlerle paylaşmak istiyorum:

Böyle bii ste nasl kurlabilio acba yrdımcı olablrmsn bu konda bna snu .com die bitmli ama xP

Çevirilerinize muhtacım…

17 Ağustos 2008

polonez köy

Jungee @ 22:18 — Kategori: Günlük

2-3 sene önce gitmeye çalışmıstık da 12-13 milyar masraf çıkmıştı,  3-5 takla atınca.  Geri dönmüştük..

Bu gun turistlerle gittik polonez köye, yolları asfalt yapmışlar, ağaçlar ekilmiş heryere.. yannız ilersi de hiç güsel diilmiş ya. iyi ki gidemeyip olayı efsaneleştirmişiz bile dedim kendi kendime. gerçi gidebilmek çok daha ucuza geldi. 270 ytl fıln bı hesap odedık. dierine kıyaslarsak fena diil.. Ama yok lan. gitmeyin pahalıymış : )

lezzetli bir kahvaltı için misafire yakın durmalısın..

Jungee @ 22:03 — Kategori: Günlük

Kosova’dan turistler geldi babamın arkadası ve cocukları. 1-2 gündür istanbul gezdırıorum ve tek tespitim var: Başlıkta yazıo : ) 
Dun uyandım kahvaltı ettik beraber. masa full donatılmış, havyar fıln yıyodum ekmeğime sürüp, ama mesela bu gun geç kalktım, kahvaltı kaçınca peynir ekmek yedim : (
sadece kahvaltı diil aksam yemeğinde de misafire yakın dur.. dün akşam kuzu tandırlar uçuşuyodu ordan oraya, bu akşam yine kaçırdım, peynir ekmeğe kaldım.

14 Ağustos 2008

geri geldik!

Jungee @ 11:38 — Kategori: Günlük

Var ama yazarmıyım belli diil.

anlatıcaklarım var, evet : )

4 Ağustos 2008

Öhöm =)

Jungee @ 4:01 — Kategori: Günlük

her yaz yaptığım gibi olmadı işte. bambaşka hiç alışmadığım bi yaz sezonuymuş bu.
Bi çok açıdan! : )
naptım, bi ara iş güç sahıbı bi insandım, acaip önemli maillerim vardı. beklıyodum cevaplıyodum. sonra yavşama geldi bünyeye ve disiplinime. Akabinde eğlence geldi, zaten o kadar sorumluluktan birden bi sorumsuzluğa geçince keyifleniyo insan. En son sıkıntı hali bastırmıştı, tatili güsel denk getirmişim. yakında da güneye tatile gideriz, hayat güsellikleriyle devam eder.