zAmanda yolculuk makinesi..
Kimi el kamerası der fakat ben başlıktakini tercih ediyorum.. O kadar çok boş vaktim var ki.. Az önce mazi sohbetlerinden aklıma emektar kameram geldi. kim bilir en son ne zaman yanıma aldım dışarı çıkarken. Önemli olan bu diil zaten, kastetleer. yaklaşık 40 kasetim var birikmiş izlenmemiş. çekebildiğim kadarını cd lere çekicem önümüzdeki gunlerde…
me dares to summon you! =)
helloyt
My subject is not a thing that revolates textile endustry so Im sorry for that coz I wanna talk about Stick people!
Whats stick people and why can t we see em around anymore.. there many rumors and facts about that but all sounds like a city legend.. I did some research about this thanks to google.. So the subject is
“how stick people became extinct”

who dares to summon me?!
prezenteyşın da prezenteyşın. haftalardır textil üzerine bi konu bul ve sınıfta presente et die zkti kafamı sevgili biricik tek tanecik ingilizce hocam.. Bu günde trafiğe takılıp sınava geç kaldım, imzamı atmış gene saolsun çok sever beni, ben onu… ama ordan yola çıkıp duygu sömürmesi çok ayıp, zaten 5yıldızlısüperbeşpekiyi almışım sınavlardan, gerek olmamalıydı bunlara.. hayır ama yarın öle bi konu bulup prezente edicem ki bi daha hiç bi öğrencisini istemediği şeyler prezente ettiremicek. yarın büyük ihtimal gergedanları anlatıcam. Ne yediklerini ne kadar yaşadıklarını nasıl çiftleştiklerini filn. hardcore slayt gösterisi de yaparım gene 5 pekiyi alırım. gidip google a soriim neler varmış..
mızıkçı..
Hayatımda bu kadar sahtekar-yalancı-hilebaz bi insan yerine konmamıştım ya.. Ulan biri orda mızıkır “cadde onarımı sadece benim evlerime kadar” die diğeri de kasadan para çalar. En son gelip otoparkta birikmiş parayı sen çaldın die bana bok atarlar.
Ulaş.. sözüm sana. Hayatın boyunca o cadde onarımları parasını dilimden düşürmücem, peşini bırakmıcak o 115 bin lira.
mızıkçı g*t.
Pantolon..
Cumartesinden beridir bi eskişehire gitme planlarım vardı, Kardeşim pilotluk sınavlarına giriyo 3 senedir, her seferinde sınavlarda birinci-ikinci olup mülakatlarda zçıyo, istanbula geri donuyoruz. Bu senenin sınavlarında da yanında olucam die bi sürü şeyleri erteledim ama gitme vaktimizde bu gune de kadar ertelenmiş oldu bi şekilde. Zaten çarşamba geri dönüyo olucaktım (yaz okulu filn) o yuzden bu sene ben yokum. Ya ben başka bişi anlatçaktım…
bu adama “düzgün bişiler giy”, “ciddi ol azcık”, “serseri gibi gitme oralara” gibi deyişlerle eline bi miktar para tutuşturulmuş ve “git ceket-kravat-gömlek al” denmiş. Ya adam gibip öyle komik bi pantolon almış ki. yanına da dünyanın en çirkin 2 spor gömleğini almış. Gömlekler bana göre diil ama pantolooon! onu giyince bi papyonun eksik kalıyo. bahcıvan modeli, boru paçalı, beli 2-3 beden büyük ve neticede askılı bi pantolon. İnsan giyince neşeleniyo, çünkü herkes zaten sana gülerek bakıyo.. haha eğlenceli bi pantolon ilk firsatta giyicem bunu ben.
kırmızı başlıklı entry
Tamamı saçmalık ve çarpıklıktan oluşan bu yazıma neresinden başlasam bilemedim ve 4 e böldüm.. Devamını oku »
evin tepesinden patlak veren adam..
Epeydir uyumuyodum, dün 12 gibi uyanıp 2 saat sonra gök gürültülerine uyandım. Nolyo dışarda deyü. Normal diil aslında çünkü hiç bi şekilde uykumu almadan yataktan kalkıp dışarıyı dikizlemem. Nice sınavlar nice buluşmalar kaçırmışım bu uyku yüzünden
Neyse başka bişi yazıcaktım, az önce balkona çıktım sızmadan önce son sıgaramı içmek için.
Tek-tük arabalar geçiyo, bi kaç yerden klima sesi fln geliyodu. Hepsi bu. İşte bu kadar sakin olağan bi sabaha yakışmayan tok sesler geliyodu bi yerlerden, yönüde belli diil ama zaten gelip gelmediği de belli değil gibiydi. Sonra Bu içi dolu sesler kiremitlerden geliyomuş onu farkettim, bu kiremitler yavaş yavaş yer deiştiriyo ustuste bindiriliyodu, sonra birden bi adam çıktı içinden. Yakın gözlüğü boynunda sallanıyodu mavi emekli bi kazağı vardı üstünde. Tam bi aile babası, elinde çayı ve gazetesi eksik. Amca bu saatte napıyo olabilirsin ki çatıda?
sormadım hiç ya. merakta etmedim, aklım izlediğim filmde kaldığı için olabılır. anlam veremediğim insan ilişkileri içeriyodu.
Galba 1 saat önce beni en çok etkileyen filmi izledim. Tamam, en beğendiklerimi şu an net hatırlamadığım için böle diyo olabılırım ama gerçekten güseldi. O kadar saçmalığın içinde acaip bi gerçeklik vardı. Ya ordaki hatunada bayıldım. Sanırım çok hoşlanıorum ama açılamıorum : ) haha acaba kendi ismini googledan arattırıp insanların ne dediğine bakıomudur. Kesin bakıyodur ki : )
Kabuslar Evi serisinden Seni Beklerken de oynayan sayın Melisa Sözen! evet evet burda canlandırdığınız karaktere hayran kalan bi insan var =)
Senelerdir sorugulayıp cevabına bi türlü ulaşamadığım şeyin neden, niçin, nasıl olduğunu bu sabah anladım. Senelerdir diyorum ve abartmıyorum. Ara ara “bu oda niye bu kadar dağınık lan” tribine girer odayı toplamaya başlarım, çok sık olmaz ama oluyo bazen işte.. : ) Ve herseferinde, odamda bi yerlerde mutfaktaki(!) yemek masasının örtü takımından bi parça bulup birilerine bok atardım. Ya çünkü biri bi şekilde onu bu odaya getiriyo.. Neden ki? Devamını oku »
içinde siyaset var
Bu gün bi ara gidip oy vermem gerektiğini düşündüm. Kime vericekmişim ki.. Siyasetle de zerre kadar alakası olmayan bi insanım, aslında dünyadan bile haberim yoktur genelde. Ama durum böyle olunca basit denklemler kurup durumun absürdlüğünü daha iyi gorebılıorum mesela.
ya şimdi ortada bi koltuk var, mevlki simgeleyen. Oraya oturmak isteyen 3-5 populer insan var, parti liderleri.. Bizde bunlardan birini seçicez.. En basit haliyle durum bu. Peki bu 3-5 insanın amacı ülkeyi kalkındırmak, ülkeye huzur vermek diil miydi ki. Yani ülkeyi 5inden biri kalkındırsa pasif olarak geri kalanları da amacına ulaşmış olucak, ne diye her gun sokaklarımızdan geçip boktan, bozuk ses sisteminle turkuler calıp gurultu yapıosunuz. Bi eksiğini gördüysen de iktidardakine telefon aç söle amk. çözümü bu kadar basitken bu savaşın bi nedeni olmalı.. Başkasının beceremediğini de iddaa etmiyolar ki. ortada kesinlikle “Hayır, yok ben koltuğa geçip eşe dosta ihale dağıtçam, kendi fikirlerimi ittiririm, hem biraz da ego tatmini yaparım” gibi bi durum var.
evet evet, ben oyumu tkp ye vericem. Onlar en azından dierlerinin beceremediğini iddaa ediyolar. Tekrar ediyorum benim konudan haberim yok fakat konudan haberi olan arkadaşlarım var. Görüşlerini beğendiğim arkadaşlarım. Onlara güvenip oyumu tkp ye vericem
süpredi ya bunu anlatmam gerek.. zaten günlerim de evde geçtiği için pek bi numaram yok şu sıralar. Neyse günlerden bi gün ben çok ciddi spor aletleriyle spor(?!) yapıyomuşum, birden bire çok yoruluorum. Uzun zamandır uyumadığım aklıma gelince “gidip yatiim ben artık” die atıyorum kendimi yatağıma. “oh be ne güsel şeymiş yourulunca uzancak yatağın olması, zkseler kalkmam burdan 24 saat boyunca” dediğim gibi uğultularla deprem olmaya başlıyo : ) Dikkat alabildiğine saçma bi rüya başlıyo.. Devamını oku »
six feet under
bu sabah kanepede uyandım, harika bi kahvaltı sofrası kurulmuş çayın üstünde dumanlar tütüyo ama kimse yok ortada. Saat 8:30 muş herşey çok harika kocaman bi gün var önümde hiç yorgun diilim birileriyle bişiler yapmalıydım fakat extreme sıcak. Klimayı kontrol etmeye gittim çalışıyodu, bozulmuştur dedim bulutları gördüm. bir sürü eflatun bulut var dışarda. nolyo filn derken uyandım. aynı kanependen kalktım ve saat akşamüstü 7′miş kahvaltı fıln da yok. ve kimse de yok, beklemiyodum. aklıma geldi teyzemin kardeşi ölmüştü. Baş sağlığına gittiler heralde dedim. Tv yi açtım barış hakkında konuşuluyodu, durumu hiç iyi diilmiş gibi konuşmalar. Aklıma kardeşim geldi.. ardından dün ölen eski kız arkadaşı. mini cooper aracıyla florya dolaylarında bi viraja hızlıca girip kaza yapmıştı. Ya evet herkes ölüyo genç ya da geç. Barış akarsu nun aracında ki 2 kız da ölmüş sonuçta. Barışın koma hallerini abartmamak gerek. Bence abartmayıp kabullenmek, hayatın içine ölümü dahil etmek en iyisi. Kıssadan hisse vermek istemezdim ama böyle günlerde lazımoluyo..
Uzuun süre önceydi..
5-12 yaş arası en yakın dostumla buluşmuş oldum bu hafta sonu yazlıkta. Bişiler anlatmalıyım, neresinden başlasam.. Flashback ler iidir
bisikletlere binip bi sürü insanı peşimizden tarlalara götürürdük macera olsun die. Kuş yakalamaya çalışırdık yaptığımız ipten kapanlarla. Hatta bi keresinde çalı çırpı ve terkedilmiş bi sandaldan yaptığımız çadırın içinde ateş yakma gerzekliği üzerine boğularak ölüyoduk suratlarımız simsiyah : ) ağaçlara tırmanıp orda sohbet ediyoduk bu da enterasnmış.. Hatta sevgülülerimizin baş harflerini kazımıştık o ağaça..(daha enteresan) Ama hep 5-12 yaş arasıydı, sonra bu elemanın babası yazlığı sattı. gittiler.. Devamını oku »
NEDİR?
Son Yorumlar
- yılmaz: ulan kıc kafalılar günah lan böyle konuşmak m.a.l mısınız siz diyoki haşa allah yok sen kimsin lan allah...
- madDAM: Nescafe’yle ilgili aynı yerdeyim; ne kahve oranını bilirim ne de nasıl sevdiğimi. Bazen sütlüsü güzel...
- iuj: sevgilime ve kahveye ihtiyacım var. hadi yarın olsun.
- Jungee: Ne pis bir günmüş o. Benim askerliğim bitti de bazı yazılara baktım, bu zırvala beni üzüyor. Ne kadar hızlı...
- Jungee: çok yaşlanmışım…
- fallen: oha! askerden dönmüş bi sürü şeyler yazılmış. o kadar uzun zamandır yazmamışsınız ki ben geçen gün...
- Burak: Neden bu yazıyı paylaşabilmem için bir paylaş butonu yok?
- MaXCoDeR: Rurkce arıyorsak zor, ama İngilizce olabilir belki.
- Jungee: Evet rurkce karakter kullanmaya useniyorum. O diilde selim bi tuşta ucak moduna alip parlakligi full kısan bi...
- MaXCoDeR: Sizin oralarda Türkçe klavye yok mu abi? Yoksa telefondan mı yazıyorsun? O da çok zor olur lan, üşenir...
ARŞİVLER
- Ocak 2012 (1)
- Aralık 2011 (1)
- Eylül 2011 (1)
- Ağustos 2011 (1)
- Temmuz 2011 (8)
- Haziran 2011 (7)
- Mayıs 2011 (10)
- Haziran 2010 (1)
- Nisan 2010 (1)
- Mart 2010 (1)
- Şubat 2010 (1)
- Ocak 2010 (5)
- Aralık 2009 (4)
- Kasım 2009 (4)
- Eylül 2009 (5)
- Ağustos 2009 (5)
- Temmuz 2009 (4)
- Haziran 2009 (1)
- Mayıs 2009 (7)
- Nisan 2009 (1)
- Mart 2009 (4)
- Şubat 2009 (4)
- Ocak 2009 (3)
- Aralık 2008 (4)
- Kasım 2008 (2)
- Ekim 2008 (4)
- Eylül 2008 (2)
- Ağustos 2008 (9)
- Temmuz 2008 (2)
- Haziran 2008 (9)
- Mayıs 2008 (12)
- Nisan 2008 (6)
- Mart 2008 (6)
- Şubat 2008 (9)
- Ocak 2008 (11)
- Aralık 2007 (12)
- Kasım 2007 (15)
- Ekim 2007 (14)
- Eylül 2007 (19)
- Ağustos 2007 (21)
- Temmuz 2007 (17)
- Haziran 2007 (10)
- Mayıs 2007 (13)
- Nisan 2007 (5)
- Mart 2007 (11)
- Şubat 2007 (6)
- Ocak 2007 (10)
- Aralık 2006 (10)
- Kasım 2006 (8)
- Ekim 2006 (8)
- Eylül 2006 (19)
- Ağustos 2006 (16)
- Temmuz 2006 (22)
- Haziran 2006 (32)
- Mayıs 2006 (22)
- Nisan 2006 (7)
- Mart 2006 (10)
- Şubat 2006 (6)
- Ocak 2006 (14)
- Aralık 2005 (5)
- Kasım 2005 (12)
- Ekim 2005 (7)
- Eylül 2005 (9)
- Ağustos 2005 (6)
- Temmuz 2005 (14)
- Haziran 2005 (17)
- Mayıs 2005 (26)
- Nisan 2005 (16)
- Mart 2005 (8)
- Şubat 2005 (7)
- Ocak 2005 (3)
