Browsing articles by " madDAM"
23 Aralık 2007

Buggs Bunny is my boyfriend

çocukken aşık olduğum bazı şeyler var, anlatmaya değmez. bi de ben saçma bi dün ve bugün geçirdim onları hep yazasım var ama üşendim. ersin yazar belki bi kısmını yıllar sonra okumak ve gülmek için (:

mesela robin hood’a aşıktım. ama kevin costner la hiç bi alakası yok. tamamen o ata binip ok atan adamın fikriydi benim aşık olduğum şey.

21 Kasım 2007

echo in the bunnymen echo in the bunnymen echo…

cin tonik.
iso.
video.
live.
kusmuk.
algı.
4,5.
bbc world.

9 Kasım 2007

tamek vişne suyu

gün biraz kötü başlamıştı bugün, kötü devam ediyordu. sonra barbaroslara gittik. ben patates kestim. patates kızatıp, shot bardaklarında meyve suyu içtiik. bi sürü şeyler konuştuk; dedikodu bile yaptık. daha güzel bitemezdi heralde bugün.

aslında daha çok yazmak istiyorum ama, hepsini dökülürsem buraya, sanki o kadar mükemmel gibi hatırlamıcam gibi sonra.bi de hafiften evde tarzan gibi gezdiim için hasta gibi bişey oluyorum, bu durum hiç hoşuma gitmedi. ya ben aslında bir video çektim onun yapım aşamasını falan çok saçma bi’ şey olsa bile anlatmak istiyorum ama bugün değil, sonra yazcam. bir sürü şey yazcam da yazamıyprum işte. bilmiyorum, böyle bir acaip durumlar var. neyse. vizeler de başlad, sıça sıça gidiyoruz hadi hayırlısı. cuma günü bronx’ta seksenler partisi (evet yeni-yine ve yeniden!) var. beleş bilet isteyen varsa verebilirim.

bu yazı biterken auteurs’ten junk shop clothes çalsın.

16 Eylül 2007

değil

yarın 8buçukta okulda olmam gerekiyor. görevli öğrenci programında çalışıyorum, ders seçiminde saçma sapan teknik bilgiler vericem ders seçmeye gelen insanlara. fotoğrafa da kabul edilmedim sanırm;  öğrenci işlerindeki pınar hanımın dediğine göre geçen hafta belli olucaktı başvurumun sonucu. ama geçen hafta çarşamba yeni toplanmış daha bizim bölüm. her neyse. bu çarşamba günü ders seçicem ben ama internetteki profilimde çift ana dal’a kabul edildiğime dair hiç bir şey yazmıyor. yapabileceğim her şeyi yaptım oysaki. kendi bölümdeki başarı ortalamasında ilk yüzde20′ye girmem gerekiyordu, orda sıçtım sanırım. fak yu stadi meyts! her neyse. ben çarşambaya kadar umudumu yitirmemeye çalışıcam.

bir de dün fark ettiğim-iz-* üzere bir şeyi üç kere söyleyince insanın canı çekiyor. bakın deneyelim mesela:

vafıl
vafıl
vafıl

*ersin ve ben.

31 Ağustos 2007

izlanda…

Ayın 28′ydi. Geçtiğimiz salı işte. okulda çift ana dal a başvuruyorum fotoğraf ve video’dan, onun için mülakat gibi bir şey vardı. Yani aslında tam olarak mülakat değil; ben zaten okulun öğrencisi olduğum için beni sınava sokma ya da her hangi bir teste tabi tutma gibi bi’ şansları yok. Bu yüzden bana gıcık olduklarını biliyordum zaten. Salı günü de tanışmaya gitmiştim ama onlar benim ağzıma öyle bir sıçtı ki.. Sorular sordular hep, bilemedim, kekeledim cevap verirken. Zaten oda, panik odası gibiydi; korkunç! Bi dakka tasvir yapıyım (:

 Şimdi dışarda bi yer var öğrencilerin oturduğu, çağrılmayı beklediği falan. Orda eşşek kadar bi televizyon var çağırılan öğrencinin adı yazıyor orda. O öğrenci çıktıktan sonra voi voi voiiğğ diye bi ses çıkıyor, o yazı değişiyor sırası gelen öğrencinin adı yazıyor o giriyor falan. Gayet suni ve profesyonel yani.. Her neyse, odaya gidiyorsun, tamamen aydınlık diil zaten; projeksiyonla bi şeyler yansıttıkları için odanın duvarına. Uzun bi masa var, arkasında 15 tane insan -bak insan diyorum hala- oturuyor, karşılarında öğrencinin oturması için bi tane küçük beyaz koltuk, koltuğun yanında bi minik sehpa üzerinde bir sürahi ve bir bardak. arrgggh!! Heyecandan kalbim gözümden fırlıycaktı nerdeyse! neyse işte off böyle iğrenç bi ortamda konuştuk -bak hala konuştuk diyorum; ağzına sıçmak diil-. Şimdi her şey yaz okulundan alacağım nota bağlı, eğer ortalamaya c ya da üzeri bi şey olarak geçerse o ders bölüme başlayabilicem. Yaa götürdüğüm portfolyo ya bile bakmadılar ya! zaten bi önceki gün hiç uyumamıştım fotoğrafları yetiştirebilmek için, deli gibi etrafa bakıyodum bi sürü de kahve içtim midemi deldim sanırım. her neyse. bu yazının başılığı da neden izlanda bilmiyorum. işte sanırım kaçıp kurtulmak için gideceğim yer orası benim. her şeyden uzak. orda yaşıycam ilerde. ama tek başıma olmaz. bi kaç kişi de götürürüm heralde yanımda.

ya bi de bi kaç haftadır en sevdiğim mp3 lerin olduğu cd’m kayıp, inanılmaz mutsuzum. sürekli aynı şeyleri dinliyorum bu bilgisayarda da:/ uff çok acıktım ayrıca, gidip pizza yapıyım kendime. dia’nın ristorante pizzaları çok güzel; mista isimli ürünlerinin ciddi bir tüketicisiyim zira (:

hımm, bu da ilk günlük yazım oldu zırvala’da. oley! nihih

17 Ağustos 2007

i picture you and me together in the jungle it would be ok.

çok şey beklememek lazım kimseden hiç bir şeyden.

ufacık şeyler delirtiyor bizi zaten..

9 Ağustos 2007

Hola!

Beni burda bulaşık yıkıyım, yerleri siliyim, efendime söyliyim, böyle yemek falan yapıyım diye tuttular.

Herkese benden bir margarin!

Sayfalar:«123

NEDİR?

Altı süper kişinin tuttuğu bir web günlüğüyle karşı karşıyasınız. Gerekli şeyler de yazabiliriz gereksiz şeyler de. İster okuyun ister okumayın, keyfiniz bilir. Biz yine de yazacağız.

Son Yorumlar

  • yılmaz: ulan kıc kafalılar günah lan böyle konuşmak m.a.l mısınız siz diyoki haşa allah yok sen kimsin lan allah...
  • madDAM: Nescafe’yle ilgili aynı yerdeyim; ne kahve oranını bilirim ne de nasıl sevdiğimi. Bazen sütlüsü güzel...
  • iuj: sevgilime ve kahveye ihtiyacım var. hadi yarın olsun.
  • Jungee: Ne pis bir günmüş o. Benim askerliğim bitti de bazı yazılara baktım, bu zırvala beni üzüyor. Ne kadar hızlı...
  • Jungee: çok yaşlanmışım…
  • fallen: oha! askerden dönmüş bi sürü şeyler yazılmış. o kadar uzun zamandır yazmamışsınız ki ben geçen gün...
  • Burak: Neden bu yazıyı paylaşabilmem için bir paylaş butonu yok?
  • MaXCoDeR: Rurkce arıyorsak zor, ama İngilizce olabilir belki.
  • Jungee: Evet rurkce karakter kullanmaya useniyorum. O diilde selim bi tuşta ucak moduna alip parlakligi full kısan bi...
  • MaXCoDeR: Sizin oralarda Türkçe klavye yok mu abi? Yoksa telefondan mı yazıyorsun? O da çok zor olur lan, üşenir...