Biz Kaç Kişiyiz?
Onlar ki ağaca düşman, onlar ki çifte çubuğa, başağa, yağmura düşman, büyük ve arındırıcı nehirlerimize, işçinin emeğine, memurun şerefine, öğretmenin ilmine, öğrencinin beynine, düşünen insana, satılık olmayan vatana, ordusuna, cumhuriyetine, demokrasisine, Allah’a düşman…
Onlar çocuklarımıza, çocuklarımızın mirasına düşman…
Çağırıyorum herkesi, herkesi…
Gel aslanım, gel selvi boylum, al yazmalım, kara bahtını da al gel.
Gelincikleri, bayrak bayrak, vatan vatan, namus namus meydan meydan dalgalananları çağırıyorum.
Herkesi direnişe çağırıyorum.
Yobazlığa, softalığa, gericiliğin işgaline karşı zafere kadar direnişe çağırıyorum…
Bütün ulusalcıları, solcuları, sağcıları, yurtseverleri, milliyetçileri, vatan, namus ve ahde vefa diyenleri çağırıyorum.
Artık milyon milyon bir araya gelmeye çağırıyorum.
Diyorum ki… Önce herkes herkesi getirsin. “Siz kaç kişisiniz?” diyorlar ya tükürük saçarak, onlara içimizden sadece bir milyon kişi karşılık versin.
47 yorum var
Yorum yazabilirsiniz
NEDİR?
Son Yorumlar
- iuj: sevgilime ve kahveye ihtiyacım var. hadi yarın olsun.
- Jungee: Ne pis bir günmüş o. Benim askerliğim bitti de bazı yazılara baktım, bu zırvala beni üzüyor. Ne kadar hızlı...
- Jungee: çok yaşlanmışım…
- fallen: oha! askerden dönmüş bi sürü şeyler yazılmış. o kadar uzun zamandır yazmamışsınız ki ben geçen gün...
- Burak: Neden bu yazıyı paylaşabilmem için bir paylaş butonu yok?
- MaXCoDeR: Rurkce arıyorsak zor, ama İngilizce olabilir belki.
- Jungee: Evet rurkce karakter kullanmaya useniyorum. O diilde selim bi tuşta ucak moduna alip parlakligi full kısan bi...
- MaXCoDeR: Sizin oralarda Türkçe klavye yok mu abi? Yoksa telefondan mı yazıyorsun? O da çok zor olur lan, üşenir...
- Jungee: Vermem ki mail sifremi, sama unutmus die ayak yapmis =) benim telefonuma mesaj at, yazicak cok seyim var,...
- MaXCoDeR: olm kuzenin arayıp duruyor, daha email şifreni hatırlamıyormuşsun. nereye göndereyim?
ARŞİVLER
- Ocak 2012 (1)
- Aralık 2011 (1)
- Eylül 2011 (1)
- Ağustos 2011 (1)
- Temmuz 2011 (8)
- Haziran 2011 (7)
- Mayıs 2011 (10)
- Haziran 2010 (1)
- Nisan 2010 (1)
- Mart 2010 (1)
- Şubat 2010 (1)
- Ocak 2010 (5)
- Aralık 2009 (4)
- Kasım 2009 (4)
- Eylül 2009 (5)
- Ağustos 2009 (5)
- Temmuz 2009 (4)
- Haziran 2009 (1)
- Mayıs 2009 (7)
- Nisan 2009 (1)
- Mart 2009 (4)
- Şubat 2009 (4)
- Ocak 2009 (3)
- Aralık 2008 (4)
- Kasım 2008 (2)
- Ekim 2008 (4)
- Eylül 2008 (2)
- Ağustos 2008 (9)
- Temmuz 2008 (2)
- Haziran 2008 (9)
- Mayıs 2008 (12)
- Nisan 2008 (6)
- Mart 2008 (6)
- Şubat 2008 (9)
- Ocak 2008 (11)
- Aralık 2007 (12)
- Kasım 2007 (15)
- Ekim 2007 (14)
- Eylül 2007 (19)
- Ağustos 2007 (21)
- Temmuz 2007 (17)
- Haziran 2007 (10)
- Mayıs 2007 (13)
- Nisan 2007 (5)
- Mart 2007 (11)
- Şubat 2007 (6)
- Ocak 2007 (10)
- Aralık 2006 (10)
- Kasım 2006 (8)
- Ekim 2006 (8)
- Eylül 2006 (19)
- Ağustos 2006 (16)
- Temmuz 2006 (22)
- Haziran 2006 (32)
- Mayıs 2006 (22)
- Nisan 2006 (7)
- Mart 2006 (10)
- Şubat 2006 (6)
- Ocak 2006 (14)
- Aralık 2005 (5)
- Kasım 2005 (12)
- Ekim 2005 (7)
- Eylül 2005 (9)
- Ağustos 2005 (6)
- Temmuz 2005 (14)
- Haziran 2005 (17)
- Mayıs 2005 (26)
- Nisan 2005 (16)
- Mart 2005 (8)
- Şubat 2005 (7)
- Ocak 2005 (3)

“sen vermedin ben vermedim kim verdi lan bu oyları ”
yani bu şu demek,
böyle bi durum varken de tamam iyi hoş… gayet gaz filan ama gördük ki 1 milyon kişi olmakla iş bitmiyor. nicelik yanında niteliği de gerektiriyor. ortada şöyle bi şey var karşılıklı ve çok saçma bi durum cidden :
-biz sizden daa çoğuzz baaaak
-pışşşıııkkk sümüümü ye bi kerem esas biz daha fazlayız
-soğan kafalııııııııı demokrasiye şikayet edicem seniii
-hiii demokrasi dedii ayıp beee!!
-salaaaak saaaaallaaaak saaalllaaaak
-aynaa aynaa aynaaa kötü söz sahibine aittir bi kerem!
mesela adamlar referandum yapacak herkes anayasa hedi büdü diyor ama bi aklı selim kişi çıkıp da ulan biz anayasa için referandumdan ne anlarız ki evet ya da hayır diyelim demiyor. sonra bu diyaloglar anayasa sonrası için de yaşanacak…
-baaaaaaaaak bizim anayasamız kabul edildiii biz daha çokuzzzzzz
-hadi len ibibik vatandaşlık dersinden 0 aldın bi kerem sen
-yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa bana ne diyo yaaaaaa demokrasi annneeeeeeeeeeeeeeee
-şikayet etmesene mızıkçıııııı ibibik baadem
-aynaaa aynaaaa
çok şenlikli yalnız…
vazgeçtim şenlikli filan değil direk kara komedi..
ondan da vazgeçtim, direk kara.
bir zamanlar gerek aydın doğan gerekse karamehmet’in altında çalışıp kaynağı bilinmeyen 17 milyon dolarla kanal kuran tuncay özkan’ın dahil olduğu hiçbir kuruma yaklaşmamalıyız, kaçmalıyız. bu sitenin altında tuncaya link var da ondan dedim.
3
Uyumak ne güzel şey! değil mi bu ülkenin gençleri, gelecekleri…? Siyasetten, sanattan bu kadar uzak bir gençlik için uğraşanlar savaşlarını kazandılar… okumayan, araştırmayan kulaktan dolma laflarla bişey bildiğini zanneden gençlik… size sesleniyorum, Ben sizin gibi değilim… 1 milyon kişi içinde çok şükür ki sizin gibi olmayan gençlerde var… Tuncay Özkan’a laf etmek için önce ne istediğini ve neyi savunduğunu öğrenin. Öğrendikten sonra hala aynı fikirde olursanız… Artık gerçekten umudu kesmenin zamanı gelmiş demektir…!
arkadaşlar hiç kimse kendisini kandırmasın türkiye oynanan bir satranç oyununa dönüşmüştür ve karşımızdaki rakip de USA ve şah fethullah gülen vezir tayip erdoğan ve diğer taşlarda AKP milletvekilleri.yani oyunu kazanma şansımızın olmadığını bilmeliyiz
sen bu kafayla hiçbişey kazanamazsın
aslında herkes artık verdıgı oyların kıme kımlere gıttıgını ogrendı. bazı ıllerımız ılceler bırkamyon pırınce sattı oylarını ama artıko pırıncler bıle ulkemızı bunlar dan kurtaramaz
verdiğin oyun nereye gittiğini bilmeyen demokrasi diye bağırmasın
AB YOLUNDAYIZ
medeniyet meyinden bir dolu içtik.
İçtikçe genleştik, kendimizden geçtik.
Bir doluda yetmedi, müzakere dilendik.
Ne varsa attık, ne varsa sattık.
Ağırlık yapıyordu milli sermaye bize.
Çağdışı kalmayalım, modern toplum olalım.
Atomun çekirdeği gibi, moleküllere ayrılalım.
“Ulus” devlette neymiş, kabileler kuralım.
Milliyetçilik yükselmesin, ocakları kapatalım.
Tek dil, tek bayrak, tek millet, tek devlet….
nerden geldi o ses?…. Aman susturalım.
Yüzbirinci lehçe için kargaya haber salalım.
Tilkiye, sansara, özerk bölge kuralım.
Şerefe!… Şerefe!… Şerefinize….
İtibarlı hainler, kahpeler, işbirlikçiler.
Demokrasi makamından hipap söyleyenler.
Megafonlar sizin, mikrofonlar sizin.
Konuşun! “anasını satayım” özgür basın sizde.
Tefeci tef çalıyor, borsa lambada oynutor.
Paralar sıcak yuvasında, yumurtlayıp, çoğalıyor.
Vurguncular keyifte GSMH yükseliyor.
Yetmişmilyonda bin, semirdikçe semiriyor.
Barbar kalmayacağı, AB yolundayız.
Fatma Dursun
0535 616 10 66
G.Antep
KAN BATMAZ
Kan batmaz!…
kan batmaz!…
Kavmim!
Korkma!
Kan batmaz, bu topraklarda.
Asyam, Anadolum, toprağım;
Saklamıştır genlerimi ovarlerinde,
“Kuyruk acısı yaratan dedelerim;
Bırakmıştır tortularını, bu topraklara…
“İnsan sınıf, sınıf,
Yer damar damar”sa,
Hücrelerin saklıdır
Bu damarlarda…
Kavmim!
Korkma!
Kan batmaz, bu topraklarda.
Başının üstünde gök,
Ayağının altında toprak,
Ve kavminden bir kadın,
Varsa…
Doğurgansa…
Umut bitmemişki…
Umut tükenmemişki…
Kavmim!
Korkma!
Kan batmaz bu topraklarda.
Kim durdurabilir seni?
Kim durdurabilirki?
Tarihin gerisinde,
Çağlar ötesinde,
Kanla gelen,
Kanla taşınan,
O genleri…
Kim durdurabilirki?…
Kavmim!
Korkma!
Kan batmaz bu topraklarada.
Toprak, doğurgansa,
Toprak, çoğaltansa,
Toprak, saklayansa,
Senin toprağın, kadınsa,
Senin kadının, topraksa
Kavmim!
Korkma!
Kan batmaz bu topraklarda,
Fatma Dursun
G.Antep
sayın tuncay bey sitenizi dolaştım sizlerin ve insanların görüşlerini okudum.şahzınızın iyi bir gazeteci olduğunu biliyorum çok değişmişsiniz pazar akşamı tekrar olan programınızı izledim hiç hoşuma gitmedi size yakışmıyor sizin bu olmadığınızı biliyorum şok oldum sizden duyduğum cümleler doğrudur uslub çok ağır size yakıştıramadım.bu belayı hep birlikte getirdik belkide dolaylı olarak gelmelerine yardımcı olduk.bunlar ne atatürkden ne bayrakla nede inançla ilgileri yok vatanlada küfürle hakaretle bunlar gitmez.bir zamanlar bu ülkeyi avrupaya şikayet edenler nerelerde olduğunu biliyorsunuz bence buna benzer konuları balık aklı olanlara herzaman hatırlatırsanız daha iyi olur.demokrasi hak özgürlük bizler için ne kadar gerekli ise herkes içinde böyle olmalı eğer bizler de demokrasiye değerlerimize bu denli bağlı idiysek nerden geldi bunlar voltron gücümü oluşturdular?. artık buna çocuklarda inanmıyor.çevir altı yanmasın.
siyaset inat üstüne inat oluşturmak mı yoksa inatlaştırılan olgularda çözümleyici yollar bulmak mı?
Dönüşüm ve dönüştürücü liderliği yada tutumu olmuyan yada bu ilerleyişi kendisinde barındırmıyan zat ne tür liderlik vasfı ile iç içedir.
Bu konuda hep aynıya çalanlar
aynı noktada kalanlar-dır.
iÇİNDE BARINDIRDIKLARI İLKEL DÜRTÜSÜNÜ BİR TÜRLÜ ATMASINI BAŞARAMIYANLARIN OLUŞTURACAĞI ATMOSFER ZEHİR ÜRETİR…….
Değişim şart, değişimi benimsenmiyenlerin inadı dünya yuvarlak diyen zatın hayatına mal olmuşsa da;hayatı bu şakil son bulan bu bulgucunun söyledikleride gerçek olmuştur.
yani retleri içinde inatla taşıyanlar başkalarının bedelleri ile bu günü yaşamaktalar.
oysa bu gününde kendi gerçekleri vardır o gerçeklere sırt çevirenler aynıya çalsalarda yarın, ret ettiklerinin bir doğru olduğunu kabul etmek zorundalar……
“Bu gün yarına çıkar, yarın bu günü yıkar” gerçeği gibi.
Siaset oy kaygısından vaz geçmeli ve gözünü çağın ilerleyen bulgularına çevirmeli,; kulaklarını ise bu sese kapatmamalı……
Kıl….
Ne büyük dert oldun başımıza
ne epilasyon
ne losyon ne turban
seni çözemedi…
Kıl, çıktın her yerimizden
önümüzden arkamızdan pardon kıçımızdan
ne büyük bir alamete döndün.
yetmedi birde taikatçı başbakanımız bulaştı sana
meğer onunda derdi kılındaki özelkikmiş
onun kılı biraz gün ışığına çıkmaktan alerjikmişşşş
Örtülmek gerekmişşşşşşşşşşşş.
İşin ironik yanı bir tarafa
bir bakalım etrafa
etrafta, dünya bizi izliyor 6 yada 7 milyar
Kıl ise her kesin ortak malı
Sözsa her kese düşer
ama sorun bir tek bizim tarikatçi başkan’ımızın ve onun mantık üreyişlerinde.
Aksi kıl çıkar her yerimizden
ne epilasyon
ne losyon
nede başka dönme dönüşler çözüm değil
kıl özgür her yerden çıkarrrrrrr
gidişati modern aklı yıkarrrrrrrrrrrrrrr…..
arkadaslar artık kuvay-i milliye uyanıyor mescidi olan kyk yurtları ile özgür ve bağımsız köy enstitülerine barış içinde gelişen türkiyeye y”atırım yapalım gençler olarak eğitim savaşçıları için çağrıya kulak verelim saygılarımla
Doğal seleksiyon diye bişey duydunuz mu siz? Bütün bu çekişmelerinizi, gürültü patırtınızı, sınırlarınızı, ordularınızı, kuramlarınızı ve eğitim müfredatlarınızı, dualarınızı ve umutlarınızı, camilerinizi kiliselerinizi havralarınızı ve dahi ne kadar tanrının ikametgahı varsa her birini, televizyon kanallarınızı ve markalarınızı, tüketim deliliğinizi ve daha uzun yaşam, daha az acı için çalışan biliminizi, fırfır dönen uçaklarınızı ve işleyen adalet sisteminizi, arka sokaklarında zalimleri ve zalim olacak güçten mazlum kaldığı için adına mazlum dediklerinizi…. ilh. topunuzu silip süpürecek harika bir antioksidandır (bu kavramı tam olarak literatürdeki anlamıyla kullanıyorum). İnançlar ve düşünceler insan için vardı, şimdi insanlar onlar için var. Kendiniz tarafından yaratılmayan ve asla yaratamayacak olduğunuz bir gezegene hükmetmek için ancak sizin huzurunuz için yaratma ihtiyacı duyduğunuz ve yarattığınız değerlere köle oluyorsunuz. Kendi yarattığının kölesi olmasına rağmen yaratamayacak olduğu şeyin efendisi olmaya uğraşan ve bunun için birbirini hançerleyen bir ırk.. Tam insanca.. Sizlere ve kendinizle birlikte gezegeninizi yok etme azminize saygı duyuyorum, ve her birinizden tiksiniyorum.
duydum ben doğal seleksiyon. mesela trafikte arabalarının arkasında levye taşıyan salaklar çarpıştığında eğer yeterince aptallarsa levyeleri çıkarıp birbirlerine dalıyolar. içlerinden biri ölüo, diğeri hapse girio.
böylece insan türü için doğal seleksyion işlemiş oluyo.
harikasın.. bu bana ilham verdi şimdi, ne yapıp edip otomotiv sektöründe levye hediyeli bi kampanyanın başlatılmasını sağlamalıyız.. sende bu doğal seleksiyona başka örnekler de varsa paylaş lütfen… belk şu karpuzu kaldıracak bi kampanya bile bulabiliriz…
Neyzen’i andım yine sabah sabah.. Cehennemi iflas ettirecek kadar bezgin, ademin efsanesine bok atacak kadar keskin adam.. Şimdi olsa da şöyle bi rakı açsak, ciğerine ciğerine tükürsek her bişeyin..
…
Önü yoktan, sonu boktan bu kuru davadadan,
Utanir gayret-i gufranla cehennem de geçer.
Ne seriat, ne tarikat, ne hakikat, ne türe,
Süremez hükmünü bunlar yasadikça bu küre,
Cahilin korku kokan defterini Tanri düre!
Marifet mahkemesinde verilen hükme göre,
Cennet iflas eder, efsane-i Adem de geçer.
sırası geldi
at ve eşek kişnemesinin
tepinmekte cümlesi
KEMAL PAŞA’nın diyarında
sıarası geldi
ak köle portresinin altın:dengir,mengir=beygir’in
hırçınlaşmasının
meydan okumaktalar
beslenip büyüdükleri düzene…
üzerine ve gözlerine
kara bir şal,çul ve perde
çekmekteler geleceğimizin.
bu an’dan sonra laf işlemez
lafı işlemek
çelik siperden kuşanan işi
kan kırmızı akar
hasat vakti ekin biçilmeye geldi….
anlaşılan bir tek yol kaldı
gayrısı boş
gayrısı nafile
laf anlamıyana
bir tek yol!
ölmek öldürmek sanatını icra etmek
ve özgürlükse geleceğimizin sorunu
o özgürlük eşitlik çok çeşitlilik
vede kardeşliktir memleketin…
bırakmaya gelinmez memleket meselesi
kurda kuşa
at ve eşeğe
şal ve çula
kulluğun kulluğuna
bir tek kavga
ufkumuza yamalattılmaya uğraşılan gericiliğedir…
özgürlük,
sanıldığı gibi kafa örtme değil,
özgürlük maade deki bilinmemezliğin çözülmesini gerektiren
kafanın içinde ki uğraştır.
Dingir,mengir=beygir
şayet imla kusurları ve yazım hataları var ise ki vardır
bağişlayın ben çobanlıktan geldim
normaldir derim…….
Türk Milleti gariptir, Her bir lafı kaldırmaz;
İbne dersin kızar da ..kersin aldırmaz.
Nur içinde yat Neyzen.
(leblebi tozu yerken yusuf diyen adam demiş ki)
sen varya sen!
alnının tam ortasına
yani 12.mı. deriz oraya yani
tam bir orgo ve serefsiz it’misin?
şereften salah itten iflah… erdik gördük elhamdülillah… Boşuna dememişsin hey Koca Neyzen.. şerefsiz itin tekiyim, evet.
akpartiye oyveren cahilleştirilmiş insanlarımız üzülüyorumki size bu memleket elden birkere gittimi birdaha kimsenin gücü yetmeyecek korkmayınki şu anda iktidara bişey olmayacak cünkü maşa onlar
yine bizbize kalacagız kimseye boyun egmemeyi ögrenmemiz lazım fırsat herzaman ele gecmeye bilir.enkısa zamanda gözümüzün önünü iyi ve dogru şekilde görmemiz lazım.
…dedi ve sustu genç adam…
televiyonun önünden geçmeyin
ses çıkarmayın
terliklerinizi yere sürtmeyin yürürken
film izliyom
ben tuncay özkan la gurur duyuyorum onunla dalga geçmek isteyen ve dalga geçicem derken rezil olan zavallılara sesleniyorum birazcık okuyunda tuncay özkan ın tırnağı olun tırnağı işiniz gücünüz zırvalık tuncay özkan seni çok seviyor ve hayranlıkla izliyorum türkiyemizi bizden almak isteyenlere fırsat vermeyeceksin inanıyorum
buradan o leblebi tozu yiyen aptala sesleniyorum senin işin gücün saçmalakmı başka işin yokmu birazcık adam olda ülkeni satmaya kalkanlara tuncay özkan gibi savaş aç ta görelim adam olduğunu iğrenç mesajlarınıda sana iade ediyoruz
şehitlerimize kelle törör başına sayın diyen ülkemizi satmaya yemin etmişler gibi çalışan kendisi zenginlik içinde yaşarken açlıktan ölenleri hiç düşünmeyen çocuklarını amerikada okutan yetimin hakkıyla gemicikler alan tayyip satılmışınımı övüyorsunuz leblebi tozu yutan salak yaratık
atatürk üm uyanda gör bak vatanımızı emanet ettiğin gençliğe bak resmen satılmaya kararlılar ama biz satmayacağız kendimizi direneceğiz bizde senin gibi o at gözlüğü takanlardan utanıyoruz onlar türk değil amerikan uşakları amerikanın itleri ama ben türküm benim gibi düşünenler türk vatanımızı kanımızın son damlasına kadar koruyacağız söz veriyoruz tuncay özkan yanındayız böyle satılmışlar her yerde çıkar önümüze ama bize vatanına aşık olanlara vız gelirler sinek gibi ezerde geçeriz onları leşin üstüne konmuş sinekler herzaman leş gibi yaşamaya mahkumdur
zehir ettin televizyon keyfimi.. hakaretler savurmaktan düşünmeye zaman ayırabilirsen sana bir iki sorum olacak, merak eder düşünürsen atıp tuttuklarının karavana olduğunu kabul edecek kadar cesur olmanı dilerim sevgili emine, hiçbir siyasiyi methetmedim, neden böyle bi hikmet savurdun bunu da anlamadım.. tayyip denen yabancı patentli kaşkakandan da diğer bütün siyasilerden de liderlerden de peygamberlerden de hiç hoşlanmam.. onların peşinden kaval peşinden koşup nehre dökülen fareler gibi kavgaya gürültüye sürüklenen fakatikleri de sevmem.. şimdi soruma cevap ver, senin şu tenekesini çaldığın tuncay özkan’ın patronu kimdir, hangi yayın organlarının uşaklığını ediyor, bugün sözümona müdafaa ettiği memleket için kafa tuttuğu adamlarla 2002 seçimleri öncesinde tayyip erdoğanın dizine oturup pazarlık ettiği şey neydi şimdi neden cilveleşip bozuştular.. konuşacaksan dolu konuş, perşembe pazarında defolu don satan esnaf ağzıyla memleket meselesi tartışılmaz.. tartışmak isteyenin aklında olsun diye söylüyorum.. şimdi çekil şu televizyonun önünden, git başka yerde çal ağzındaki teneke düdüğü hadi bakim
Bu başlık altında tartışmayı bırakmanızı rica edeceğim artık. Yoksa bu yazıyı da Google’dan çıkarmak zorunda kalacağız.
sen bu karpuzun sahibisin dimi.. önce şu karpuzu kaldırsana şurdan
benim verdiğim maaşla ülkeyi yönetiyorsunuz tabiki yönetiğiniz ülkede ortada size bir kelimem var adam gibi adam olun adam gibi ülke yönetin
İstatistiklerimize göre karpuzları kaldırınca %50 hit kaybına uğruyoruz. Başımıza bir şey gelirse karpuz bizim sabitimiz olacak.
milyonlarca insanın katili olan bi haysiyetsize sayın diyip kendi vatandaşını bizim bile duyarken yüzümüzün kızardığı küfürlerle kovan bi adamın gerici zihniyetli partisini savunmak hangi mantığa sığıyor.gerçi iki kg pirince aldanan zavallıların mantığını sorgulamak ne kadar doğru.gelelim şu dokunulmazlık meselesine.seçimlerde binbir vaatlerle kandırdılar.sokaklarda bağırdılar.şimdi sonuç nerde.hee dokunulmazlığın tehlikede olduğu olduğu tek yer askeriye.yani cumhuriyet laiklik yanlıları.bi başka deyişle GAVURLAR.laiklik sonsuza kadar yaşayacak.hiçbişeyin sonu gelmedi.daha bi asır yaşatamadığımız cumhuriyet tökezledi ama yıkılmayacak.1milyon küsür kişiyi öyle silip atmak kolay değildir.herkes bunu böyle bilsin…bizdeki bayrak vatan cumhuriyet sevdasını silip atmak yunanlıları atma çalışmalarına benzemez
Hiç olmazsa bu sefer doğru başlığın altında tartışılıyor heh
ne demek hit kaybediyoruz kardeşim.. sizin web günlüğünüz değil mi bu? ecir bücür gelip mahremimizi derununumuzu kurcalayamayacak, gugılda fazla görüntülenmicez diye mi koydun bu karpuzu allaasen.. sabah programımı bu.. hem başınıza ne gelcek.. karpuz sabitimiz olcak ne demek? beni böle baştan savamazsın bilinçli bi tüketiciyim ben.. yatağımda yanlamış durumdayım ve yarı çıplağım (hangi yarının çıplak olduğu gizem olsun heyecan katar) buna rağmen son derece huzursuzum çalan flamenko bile beni keyiflendiremiyo bu karpuz katilim olcak.. kaldırın ya kaldırn şu karpuzuuuuuuuuuuu
Karpuzu kaldırınca kendi yazarlarımız bile gelmiyo, protesto ediyolar.
Sabit olayını sadece Lost izleyicileri anlayabilir sanırsam.
yediği leblebinin tozuna dahi beni muhatap etmek isteyen bu leblebi delisinin atıp tutmaları beni öyle büyük bir teessür altında bıraktı ki içtiğim muhallebinin dudağımda kalan tarçınlarını dahi yalamadan koştum geldim.. bakınız bu adam muvazenesini yitirmiş, akli dengesini altta görmekte olduğunuz karpuzla kaybetmiş vaziyettedir.. gazetelerde çözülmüş bulmacalar aramakta, resimdeki sanatçının bayan olması durumunda ona sakal çizmekte, resimdeki sanatçının olumlu tepki vermesi üzerine bıyığı da hediye vermektedir… ayrıca bütün bunları leblebi yerken yapması ve aynı zamanda “yusuf, yusuf” demesi beni eleme boğmaktadır.. pek muhterem site yöneticilerinden şu karpuzu kaldırmalarını tafsilatıyla izah ettiğim sebeplerden ötürü rica ediyorum.. saygılarımla…
sitenin görüntüsünde değişiklik olunca kimsenin yazası gelmiyo diyom.
ayrıca nuh bey iyi şeyleri o kadar kötü bi şekilde savunmuş ki, birilerini kurtarırken birilerine küfür mü etmiş ben anlamadım. arada gavurlar kaynamış, yunanlılar kaynamış.
siz durun ben çekirdekleri kapıp geliyorum.
bayram gelmiş neyime anam anam garibem, can sıkıntısı çoban armağanı…
Leblebi tozu yerken yusuf diyen adam ..bence sen leblebi tozu değil ,davul tozu yemiş sin merak
ediyosan, ne olduğunu iyice araştır..sen hiç birşeyi sevmiyorsan,ve tanımıyorsan neden yaşıyorsun ve neden buraya yazıyorsun..
davul tozu, minare gölgesi, ebabil suyu gibi şeyler çocukluğumuzun gizemli lezzetleriydi yetişkinler tarafından bizi iştahlandırmak ve şaşırtmak için kullanılan.. tabi kızaran turunçlara duyarlı kamışlara su yürüyüp laleler yaprak dökünce marullar göbek verdi.. en nihayetinde minarenin gögesinde ebabil suyuyla da yıkandıktan sonra olayın ne lezzeti kaldı ne de bilinmedik tarafı.. önceden mesele kolaydı hani.. kuş uçtu mu falan.. hala bunların ne anlama geldiği muammadır, ekşi sözlük ekibi bu kavramları araştırmak üzere özel bi komisyon kurmuş ciddi yatırım yapmış ama sonuç alınamadığı gibi araştırma donelerine de gizli servisler tarafından el konmuş..
tuncay özkanın 17 milyon dolarını konusana kadar birilerinin çocuklarının nasıl gemi aldığını nasıl amerikalarda yaşadığını konuşun.yada birilerinin çocuklarının yumurta fabrikası kurup sonradan kuş gribi çıkartıp insanları nasıl paniğe nasıl sürükjlediğini açın gözünüzü.gerçekler ilk defa bir kanalda konuşulduğu için allerji yapmış olabilir.biz alışık değiliz gerçeklere.
su sayfada sunu yapacagımı hic dusunmezdim ama yapıyorum aylardan beri bu bi ilk… öhm. heycanlıyım evet. neyse sorulan sorulara cevap veriyorum :
ticaretle su veya bu sekilde ugrasan birinin cocuklarına gemi almasının ufakta olsa bi acıklaması olabilir. zaten bu adam basbakan secilmeden oncede ticaretle ugrasıyordu ve ufak tefek isler degildi bunlar. ülkerin yarısına ortak olan birinin parasının olmayacagını dusunmek abes olur.
yalnız tuncay özkan ın 17 milyon doları acıklayabilecek bi sebebi olamaz. neresinden bakarsan adam ozel sektor calısanı,boru degil bu yani 17milyon dolar diyorsunuz. kurusu kurusuna aldıgını biriktirse bile zor. ha anadan babadan kalmıstır onu bilemem. aileside osmanlı hanedanı degilse o da zor tabi..
neyse sonucta hicbirinin yaptıgı is degil. neticede demek istiyorum ki al birini, vur otekine. 4 yıl boyunca o iktidarın gölgesinde o iktidarın parasıyla calısan tuncay ozkan’ın kuyruguna bi ne sekilde basıldı da bu kadar memleket sevdalısı genc oldu onu merak ediyorum ben.
medya satılmıs satılmıs diye bagırırken kendisi o satılmıs diye bahsedilen medyanın en üst düzeyinde yetkiliyken sesi cıkmıyordu yıllarca.
gercekler diyorsak bunları da konusalım rica edicem.
elestirmenin bile akademik bi dili olmalı. adam halk adamıyım ben diye rakı sofralarında kurtarılan memleketin sahane diyaloglarını veriyor.
biz milletcek severiz ama siyaset konusmayı sebep bu yani.
neyse, ilk ve son olsun bu cevabımda.biz sadece arkadasız polemiklere mahal vermeyelim hıhı. evet öyle.şarjım bitiyo, unutma ki seni cok seviyoruz sıkılhan. annen baban olarak omuz omuza verdik yanındayız genc adam. hıhı evet. öptüm
alkışlar senin için fallen