Zırvala!

6 Mayıs 2008

bu da böyle bi boza

madDAM @ 11:45 — Kategori: Günlük

çok heyecanlanmıştım ya. aslında tamamen kendi kendimi gaza getirdim. yani lise eski insanlar falan hatta okul eteğimi bile giydim nostalji olsun diye ama hem hava soğuktu hem insanlar. üniversiteden arkadaşım gelmişti; tutku, kızı boza yı beklemeden çıkardık ordan n’apalım. lale bahçesine gitik, elmalı nargile istedik tutkuyla ama eskisi gibi güzel değildi o da. zaten muhabbetimizden haz etmeyen bir grup sınıf arkadaşımız kendilerini bizim gibi kayıp gençlikten soyutlamak ve polat alemdar muhabbetlerini dha rahat bir şekilde yapmak için bambaşka bir masaya oturmuştu. bambaşka kısmı önemli çünkübaya bildiğin padişah yerleri olur ya şadırvan mı ne denir ona, öyle bir yere oturdular. biz de çıktık ordan taksime gidelim dedik. o bindiğimiz otobüs bile gün boyunca gittiğimiz en eğlenceli mekandı ya. tabi bunda, benim o gün bir saat uyuduktan sonra uyanıp direksiyon dersine gitmemin de etkisi olabilir. peyoteye gittik saat 4müydi neydi. bok varmış gibi alt katta oturduk. neyse sonra tutku gitti, araslar geldi. üst kata çıktık orda biraz muhabbet ettikten sonra sokak kahvesi diye bir yer var oraya gittik. hep gidicez gibi bu aralar (: sonra da galatasaray şampiyon olmuştu ki biz de eve gitmeye karar verdik. saat 9buçuk falandı heralde. çılgın fanatikler taksim sokaklarını doldurmuştu. neyse evime geldim. internete giriyim bişiler yapıyım istedim, bilgisayarı zor kapattığımı ve bayıldığımı hatırlıyorum. dün de 13 saat uyumuş biri olarak uyanıp kuştepedeki (mecidiyeköy’ün oralarda, bilgi üniversitesi) kampüse gidip fransızca dersime girdim. sibel’in oyunu olduğu için 1buçukta bir saat girip dersten çıktım. sonra work and travel için şirkete para yatırdım saat 12:45′ti heralde. aylin’den mesaj geldi “aybalam, oyun 1buçukta değil, 1′deymiş çabuk olmalısın.” diye. ben osmanbey’deydim. neyse ki aylin in telefonda tarif ettiği yolu taksici biliyormuş, 10 dakikada ökm’deydik. sibel çok güzel yonaı ya it. çok duygulandım. neyse sonra santraldeki (alibeyköy’ün oralarda, bilgi üniversitesi) saat 5′teki 3d workshop’una katılmak için taksim santral servisine bindim, gittim falan. labaratuvara bir baktım, workshop 6buçuka ertelenmiş. OHA dedim. bir buçuk saat siksen beklemem burda. ben de akşam ahırkapı’daki şenliklerden önce sebeplenmek için (o ne demek ya) dolapdere’deki (taksimin oralar, biilgi üniversitesi) kampüse gidip bedava alkolden faydalanmak istedim. faydalandım da. konser de vardı. orda 8′e kadar falan durduktan sonra, hüme’yla buluştuk taksimde ve ahırkapı şenliklerine doğru yol aldık tramvay aracılığıyla. neyse bol bol dans ettik işte, göbek attık işte, çok hatırlamıyorum. ama bi tane davulcu amca vardı sürekli bizi sahneden indirmeye çalışıyodu. biz de biz amsterdam’dan geldik böyle şey görmedik diye heyecanlı türk ama yurt dışında yaşayan turistler gibi onu geçiştirmeye çalışıyoduk. klarnetçi de dün amsterdam’dan gelmiş meğer. ben de “oha yoksa siz de mi trenle geldiniz?  belki aynı trenle gelmşizdir abi” gibi bişiler döyledim o da bana: “yok biz trenle gelmedik, uçakla geldik” dedi. ben de vapurla mı geldiniz yoksa dedim sonra o da bana cevap vermekten vaz geçip fotoğraf çektirelim beraber falan olayına girdik. saat 12buçuk gibiydi yolda karşılaştığım bir arkadaşım beni eve bırakmayı teklif etti e ben de kabul ettim tabni ki, taksi kısmından bira tırsmıştım dün nedense. aslında şu anda da kuştepede fransızca dersim var gene ama ektim onu sanırım, santral’e gidicem. sözlerime burda son verirkene deminden beri ne kadar da son veremediğimi fark ettim ya. yoğun bi günmüş dün de. sözlerime şimdi son veriy

“bu da böyle bi boza” başlığında 3 yorum var

  1. gravatar didodönü demiş ki:

    e peki sokak kahvesi nerdeydi ya? biz geçen arıyoduk bulamadık, kalktı sandık..

  2. gravatar madDAM demiş ki:

    mis sokak’ın sonlarında, müşkül’ün yanında.

    gravatar çaykaşığı demiş ki:

    sokak kahvesinde çürüycek ömrümüz ay balam

Yorum Ekleyin