Yukselen Trend: Faça
Burda hic bitmeyen moda.. İnsanlar kendi kollarini kesip sergiliyor. Bazilari manitasinin adini yaziyor, kimisiyse “canim annem” gibi ifadeler kullaniyor. Okur yazarligi olmayanlarsa cesitli geometrik sekilleri tercih ediyorlar, alt alta paralel cizgiler ya da dama gibi diagonal sekiller de olabiliyor.
Gecen gun modayi sicagi sicagina takip eden birine sordum “lan gerizekali misin, kendini niye kesiyosun” gibi kibarliktan uzak bir ifadeyle. “abi cok yukleniyolar bana, alt devreyim” dedi. ” kendini kesiceene onlari kes” dediysem de modaya yeni bir akim getirmeyi basaramadim. Aslinda basarsaydim benim icin heycan verici bir gelisme olurdu ama pek birsey degistirmezdi cunku uzun sureler tutmus olan bu moda akimi, bu ilkel insanlar 10ar 10ar cogaldikca da bitmez gibi gozukuyor.
Yeni bir gun?
Hep derler ya yogaci, gunese selam veren tipler. Derin bi nefesle oksijeni cigere tikistirip Guler bir yuzle yeni bir gune baslarlar. İste o olay askerdeyken gerceklesmesi dusuk ihtimal bir sahnedir. Askerde her gun birbirinin aynisidir. Yeni gune rastlamak zor oluyor. 3-4 tane yeni gun var, mesela basladiin gun, sivil kafayla buradaki dunyadan bihaber “yeni bir gun macerali olucak” diye cikarsin evinden. O yeni bir gundur. İlk defa Ziyaretcin gelecektir, ve ya carsiya ilk defa cikacaksindir. Bi de teskereni alirken yeni bir gune baslardin, geriye kalan 149 gun icin hic bi heycan duymazsin. Biraz trajik.
hosgeliyorum
Selamlar
Ben geldim, en son ne yazmisim nerde kalmisim bilmiyorum bakamadim.. Ama cok sey bir sey deismedi o donemden bu yana.
Kisaca ozetleyerek arsive kaldirmak istiyorum;
Mezun oldum calismaya basladim, 3 yasinda cocuum varmis, o şokla hemen evlendim yuva kurdum.. Devamını oku »
Beynime bi’ şey oluyor
Sebebi de sokak düğünü, ezan ve havai fişek üçlüsü. Ajdar gelip konser verse daha anlamlı olacak sanki. Zaten doğru dürüst bir uyku çekemeyeli 12 gün olmuş, 600 GB’lik film arşivini kaybedip kurtarmak için 3 gün uğraşmışım, sinirim tepemde anlayacağınız. Nedir lan bu sokak düğünleri, asker uğurlama konvoyları, sebepsiz yere atılan havai fişekler? Milletin kafasını sikince daha mı eğlenceli, daha mı hayırlı oluyor bu işler?
Bakın buraya yazıyorum, dünyayı ele geçirdikten sonra yapacağım işlerden biri de kafa sikici etkinliklerin tümüne ciddi kısıtlamalar getirmek.
Anonymous
Kesin bir yerlerde gördü herkes ama buraya da koyalım dedim. Böyle abiler varmış, görüyorduk zaten bu sansür söylemli gösterilerde, helal olsun diyorum. Burdan öpüyorum hepsini.
Ayrıca bir 5 aydır falan ülke dışındayım. Yakında dönüyorum ve dönünce ne biçim bi’ şeyle karşılaşıcam onun tribine girdim şimdiden. Seks otobüsleri, yıkılan heykeller, internet paketleri öööf. N’oluyo lan?!
*Tamam, toparlıyorum*
Bugün 10 Haziran 2011. Malum güne 73 gün var. Ben de konuyla ilgili her türlü gelişmeyi, aksiyonu buradan sizinle paylaşmaya çalışıcam. İnternetimize sahip çıkalım zırvala dostları.
Öperim gözlerden.
Çocukken hep bilim adamı olmak isterdim
Lisedeyken bilgisayar mühendisliği okumak istemiştim, ama “sistem” bunu bana ve zekâma layık görmediğinden o aşamaya gelemedim. Dil bölümünde okumadığım hâlde çevirmen olayım dedim, İngilizce YDS’ye girdim, 100 üzerinden 95 yaptım ama “sistem” yine kabul etmedi: Dil bölümü öğrencisi değilmişim, eğitimini dahi almadan o kadar yüksek bir puan yapabiliyorsam İngilizce Mütercim-Tercümanlık okumak benim ne haddimeymiş?!
Kariyer planlarımı yeniden aklıma getiren şey, bunu okuduktan sonra şu Jung Tipoloji Testi‘ni (İngilizce) uygulamam oldu. Mizaç tipim INTJ (içe dönük – sezinleyen – düşünen – sonuçlandırıcı) imiş. Keirsey sınıflandırmasına göre “mastermind” da deniyor. Test, kariyerine yön vermek isteyenler ama kendini yeterince tanımayanlar -O nasıl oluyorsa?- için oldukça başarılı sonuç veriyor. Denem o ki, burada ve şurada INTJ’lerin karakter özellikleriyle ilgili okuyacağınız her şey -en azından benim açımdan- doğru. Benden iyi bilim adamı veya programcı olurmuş mesela. Bak sen!
Daha lise yıllarımda istediğim bir üniversite bölümünde okuyamayacağımı anlayınca “ne yapalım” dedim; teknoloji yazarı oldum, gazeteci oldum, çevirmen oldum, web tasarımı yaptım, web programlaması yaptım, çeşitli fikir ve projelere imza attım. Bunların eğitimlerini almak isterdim tabii, ama hiçbiri için özel bir eğitim almadım. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri okudum ve mümkün olduğu sürece o alanla ilgili bir iş yapmayacağım. Yaptığım işlerin hepsini çok seviyorum. Zevk aldığım şeyleri yapıyorum, bazen üstüne para kazanıyorum, yorgunluk ve bıkkınlık hissetmiyorum, hayat bana güzel!
intirnet filan
Nasıl delicesine ödevim falan var ama gebeş gebeş sanal alemin emekçisi oldum. Yeri gelmişken: http://zaytung.com/dergi.asp?drgid=74&pg=2 Gerçekten feysbuk yokken zaman nasıl geçiyordu ya hu? Youtube falan heralde. O zaman en azından bi’ şey izliyorduk, bilgi neyin, şimdi resmen onun bunun sayfasından, şunun ve ötekinin sayfasına atlayarak stalking peşinde koşuyoruz. Oğlum ne pis evrimleştik yaa, ıyyy.
Sözlerime burada son verirkene hepinize bugünün challenge’ını veriyorum, hazır olun: bilgisayarın başında oturduğunuz bir saat boyunca facebook’u ve de gmail’inizi -ya da hangi mail hedesini kullanıyorsanız onu- açmama şeysi. Deneyelim görelim dostlar.
muck
Uzun zaman oldu
Baya zaman olmuş burada yazmayalı.
Burada son yazdığım şeyden bu yana neler yaptım ben de çok iyi hatırlamıyorum. Bu süre esnasında 5 bin saat uyumuş, 8 bin galon su içmiş, 2 olimpik havuzu dolduracak kadar yemek yemiş, 164 defa berbere gitmiş, 870 kez “aa ne acayip lan” diye içimden geçirmiş, çiçekleri 875 defa sulamış olabilirim.
Artık ben de yazmaya başlıyacağım.
C***
Çekil ben de albay olacağım.
Hı hı, evet.
Ahoy, Zırvala ailesinin güzide takipçileri!
Biliyoruz, hala varsınız, ordasınız! Ya da değilsiniz. Tam emin değilim; oldu baya di mi? Biz de sizi özledik. Hı hı, evet -şair burda başlığa seslenmiş.
Boku kesip (cut the crap) ana fikir yazıyorum: İyi bura, ferah bura… Gelin biraz daha oturalım.
NEDİR?
Son Yorumlar
- madDAM: Nescafe’yle ilgili aynı yerdeyim; ne kahve oranını bilirim ne de nasıl sevdiğimi. Bazen sütlüsü güzel...
- iuj: sevgilime ve kahveye ihtiyacım var. hadi yarın olsun.
- Jungee: Ne pis bir günmüş o. Benim askerliğim bitti de bazı yazılara baktım, bu zırvala beni üzüyor. Ne kadar hızlı...
- Jungee: çok yaşlanmışım…
- fallen: oha! askerden dönmüş bi sürü şeyler yazılmış. o kadar uzun zamandır yazmamışsınız ki ben geçen gün...
- Burak: Neden bu yazıyı paylaşabilmem için bir paylaş butonu yok?
- MaXCoDeR: Rurkce arıyorsak zor, ama İngilizce olabilir belki.
- Jungee: Evet rurkce karakter kullanmaya useniyorum. O diilde selim bi tuşta ucak moduna alip parlakligi full kısan bi...
- MaXCoDeR: Sizin oralarda Türkçe klavye yok mu abi? Yoksa telefondan mı yazıyorsun? O da çok zor olur lan, üşenir...
- Jungee: Vermem ki mail sifremi, sama unutmus die ayak yapmis =) benim telefonuma mesaj at, yazicak cok seyim var,...
ARŞİVLER
- Ocak 2012 (1)
- Aralık 2011 (1)
- Eylül 2011 (1)
- Ağustos 2011 (1)
- Temmuz 2011 (8)
- Haziran 2011 (7)
- Mayıs 2011 (10)
- Haziran 2010 (1)
- Nisan 2010 (1)
- Mart 2010 (1)
- Şubat 2010 (1)
- Ocak 2010 (5)
- Aralık 2009 (4)
- Kasım 2009 (4)
- Eylül 2009 (5)
- Ağustos 2009 (5)
- Temmuz 2009 (4)
- Haziran 2009 (1)
- Mayıs 2009 (7)
- Nisan 2009 (1)
- Mart 2009 (4)
- Şubat 2009 (4)
- Ocak 2009 (3)
- Aralık 2008 (4)
- Kasım 2008 (2)
- Ekim 2008 (4)
- Eylül 2008 (2)
- Ağustos 2008 (9)
- Temmuz 2008 (2)
- Haziran 2008 (9)
- Mayıs 2008 (12)
- Nisan 2008 (6)
- Mart 2008 (6)
- Şubat 2008 (9)
- Ocak 2008 (11)
- Aralık 2007 (12)
- Kasım 2007 (15)
- Ekim 2007 (14)
- Eylül 2007 (19)
- Ağustos 2007 (21)
- Temmuz 2007 (17)
- Haziran 2007 (10)
- Mayıs 2007 (13)
- Nisan 2007 (5)
- Mart 2007 (11)
- Şubat 2007 (6)
- Ocak 2007 (10)
- Aralık 2006 (10)
- Kasım 2006 (8)
- Ekim 2006 (8)
- Eylül 2006 (19)
- Ağustos 2006 (16)
- Temmuz 2006 (22)
- Haziran 2006 (32)
- Mayıs 2006 (22)
- Nisan 2006 (7)
- Mart 2006 (10)
- Şubat 2006 (6)
- Ocak 2006 (14)
- Aralık 2005 (5)
- Kasım 2005 (12)
- Ekim 2005 (7)
- Eylül 2005 (9)
- Ağustos 2005 (6)
- Temmuz 2005 (14)
- Haziran 2005 (17)
- Mayıs 2005 (26)
- Nisan 2005 (16)
- Mart 2005 (8)
- Şubat 2005 (7)
- Ocak 2005 (3)

