Hepimiz bir Lale Savaşçısı değil miyiz?
İstanbul Efsaneleri’nin ilk bölümü, muhteşem Türk oyunu Lale Savaşçıları Windows XP için geri döndü. Günümüzden yaklaşık 10 yıl önce Amiga için programlanan oyunun birkaç yıl sonra PC versiyonu da piyasaya sürülmüştü. O zamanlar biraz oynadığım ve daha sonra nereye kaybolduğunu bilmediğim bu oyunu daha sonra hiçbir zaman ne piyasada ne de internette bulamadım. Ve dün öğrendim ki, oyunun yapımcıları Lale Savaşçıları’nı bedava olarak internette yayınlamaya karar vermişler. Eski sürüm Windows XP ve 2000′de çalışmadığı için bir güzellik yapıp uyumlu bir versiyonu da geliştirmişler. 170 mb’lik tam sürüm buradan indirilebilir.
Paketin içinde oyunun kitapçığı olan Maceracının El Kitabı da yer alıyor. Özellikle önsözü okumanızı tavsiye ederim.
Verecek ışığı olmayan, karanlığı sever.
4 yorum var
Yorum yazabilirsiniz
NEDİR?
Son Yorumlar
- madDAM: Nescafe’yle ilgili aynı yerdeyim; ne kahve oranını bilirim ne de nasıl sevdiğimi. Bazen sütlüsü güzel...
- iuj: sevgilime ve kahveye ihtiyacım var. hadi yarın olsun.
- Jungee: Ne pis bir günmüş o. Benim askerliğim bitti de bazı yazılara baktım, bu zırvala beni üzüyor. Ne kadar hızlı...
- Jungee: çok yaşlanmışım…
- fallen: oha! askerden dönmüş bi sürü şeyler yazılmış. o kadar uzun zamandır yazmamışsınız ki ben geçen gün...
- Burak: Neden bu yazıyı paylaşabilmem için bir paylaş butonu yok?
- MaXCoDeR: Rurkce arıyorsak zor, ama İngilizce olabilir belki.
- Jungee: Evet rurkce karakter kullanmaya useniyorum. O diilde selim bi tuşta ucak moduna alip parlakligi full kısan bi...
- MaXCoDeR: Sizin oralarda Türkçe klavye yok mu abi? Yoksa telefondan mı yazıyorsun? O da çok zor olur lan, üşenir...
- Jungee: Vermem ki mail sifremi, sama unutmus die ayak yapmis =) benim telefonuma mesaj at, yazicak cok seyim var,...
ARŞİVLER
- Ocak 2012 (1)
- Aralık 2011 (1)
- Eylül 2011 (1)
- Ağustos 2011 (1)
- Temmuz 2011 (8)
- Haziran 2011 (7)
- Mayıs 2011 (10)
- Haziran 2010 (1)
- Nisan 2010 (1)
- Mart 2010 (1)
- Şubat 2010 (1)
- Ocak 2010 (5)
- Aralık 2009 (4)
- Kasım 2009 (4)
- Eylül 2009 (5)
- Ağustos 2009 (5)
- Temmuz 2009 (4)
- Haziran 2009 (1)
- Mayıs 2009 (7)
- Nisan 2009 (1)
- Mart 2009 (4)
- Şubat 2009 (4)
- Ocak 2009 (3)
- Aralık 2008 (4)
- Kasım 2008 (2)
- Ekim 2008 (4)
- Eylül 2008 (2)
- Ağustos 2008 (9)
- Temmuz 2008 (2)
- Haziran 2008 (9)
- Mayıs 2008 (12)
- Nisan 2008 (6)
- Mart 2008 (6)
- Şubat 2008 (9)
- Ocak 2008 (11)
- Aralık 2007 (12)
- Kasım 2007 (15)
- Ekim 2007 (14)
- Eylül 2007 (19)
- Ağustos 2007 (21)
- Temmuz 2007 (17)
- Haziran 2007 (10)
- Mayıs 2007 (13)
- Nisan 2007 (5)
- Mart 2007 (11)
- Şubat 2007 (6)
- Ocak 2007 (10)
- Aralık 2006 (10)
- Kasım 2006 (8)
- Ekim 2006 (8)
- Eylül 2006 (19)
- Ağustos 2006 (16)
- Temmuz 2006 (22)
- Haziran 2006 (32)
- Mayıs 2006 (22)
- Nisan 2006 (7)
- Mart 2006 (10)
- Şubat 2006 (6)
- Ocak 2006 (14)
- Aralık 2005 (5)
- Kasım 2005 (12)
- Ekim 2005 (7)
- Eylül 2005 (9)
- Ağustos 2005 (6)
- Temmuz 2005 (14)
- Haziran 2005 (17)
- Mayıs 2005 (26)
- Nisan 2005 (16)
- Mart 2005 (8)
- Şubat 2005 (7)
- Ocak 2005 (3)

oha olamaz! o uyuyan bi efsaneydi niye geri dondu ki!!
olum ersin bi gün sizde toplanıp lale savaşçıları kasalım… çok geyik lan..
bi yerden sonra gözüm,beynim,midem bulandı amınakoyim… ama dama atılan pabucu sahibine geri getirme olayı çok şahaneymiş… o neydi öyle ya…
“!nıspay ibig iğidlib izis halla”
hasiktir damak bitmiş…
selim hayvanındqa damak 1700 lere vurdu en son.. ama ben de de var bıraz buyur..
“allah sizi bidiği gibi yapsın”