izlanda…
Ayın 28′ydi. Geçtiğimiz salı işte. okulda çift ana dal a başvuruyorum fotoğraf ve video’dan, onun için mülakat gibi bir şey vardı. Yani aslında tam olarak mülakat değil; ben zaten okulun öğrencisi olduğum için beni sınava sokma ya da her hangi bir teste tabi tutma gibi bi’ şansları yok. Bu yüzden bana gıcık olduklarını biliyordum zaten. Salı günü de tanışmaya gitmiştim ama onlar benim ağzıma öyle bir sıçtı ki.. Sorular sordular hep, bilemedim, kekeledim cevap verirken. Zaten oda, panik odası gibiydi; korkunç! Bi dakka tasvir yapıyım (:
Şimdi dışarda bi yer var öğrencilerin oturduğu, çağrılmayı beklediği falan. Orda eşşek kadar bi televizyon var çağırılan öğrencinin adı yazıyor orda. O öğrenci çıktıktan sonra voi voi voiiğğ diye bi ses çıkıyor, o yazı değişiyor sırası gelen öğrencinin adı yazıyor o giriyor falan. Gayet suni ve profesyonel yani.. Her neyse, odaya gidiyorsun, tamamen aydınlık diil zaten; projeksiyonla bi şeyler yansıttıkları için odanın duvarına. Uzun bi masa var, arkasında 15 tane insan -bak insan diyorum hala- oturuyor, karşılarında öğrencinin oturması için bi tane küçük beyaz koltuk, koltuğun yanında bi minik sehpa üzerinde bir sürahi ve bir bardak. arrgggh!! Heyecandan kalbim gözümden fırlıycaktı nerdeyse! neyse işte off böyle iğrenç bi ortamda konuştuk -bak hala konuştuk diyorum; ağzına sıçmak diil-. Şimdi her şey yaz okulundan alacağım nota bağlı, eğer ortalamaya c ya da üzeri bi şey olarak geçerse o ders bölüme başlayabilicem. Yaa götürdüğüm portfolyo ya bile bakmadılar ya! zaten bi önceki gün hiç uyumamıştım fotoğrafları yetiştirebilmek için, deli gibi etrafa bakıyodum bi sürü de kahve içtim midemi deldim sanırım. her neyse. bu yazının başılığı da neden izlanda bilmiyorum. işte sanırım kaçıp kurtulmak için gideceğim yer orası benim. her şeyden uzak. orda yaşıycam ilerde. ama tek başıma olmaz. bi kaç kişi de götürürüm heralde yanımda.
ya bi de bi kaç haftadır en sevdiğim mp3 lerin olduğu cd’m kayıp, inanılmaz mutsuzum. sürekli aynı şeyleri dinliyorum bu bilgisayarda da:/ uff çok acıktım ayrıca, gidip pizza yapıyım kendime. dia’nın ristorante pizzaları çok güzel; mista isimli ürünlerinin ciddi bir tüketicisiyim zira (:
hımm, bu da ilk günlük yazım oldu zırvala’da. oley! nihih

2 Eylül 2007 - 23:52
ben başlığı görünce İzlanda’ya gidiyorsun sandım.
3 Eylül 2007 - 11:42
ben gidicem ispanyaya, ama ispanyadan dönerken böyle yaratıcı hediyeler getiremiyosun, sırf böyle üstünde boğa resimleri olan kırmızı kupalar getiriyosun dalga geçer gibi, hem burda paşabahçe de yapıyo o kupalardan..
o yüzden bende italyaya gidicem… burda bi tabak makarnayı 100$ a yedirenlere inat..
ha evet.. afferim bana,inat için gidicem yani.. yunuslarla 15dakka gezmek için 500 $ isteyenlere inat için de pasifiğe gidicem.. mercan kayalıklarında yaşicam.
6 Eylül 2007 - 1:12
o bardaklan suyu dökseydin kafalarına sonrada beyaz koltuğu alıp kaçsaydın ha kaçarken o isim yazılı ekranı da alsaydın sonra eve gelip -her zamanki gibin (= - hazır pizzalardan yapsaydın yanındada aysti -sizin dolabın demirbaşı zira- sonra koysaydın fotoğraflarını sılayt gibin o ekrana sende karşısında beyaz koltuunda yayılaraktan yeseydin pizzanı. süper oldu lan
bende gelcem izlandaya bide.
6 Eylül 2007 - 20:30
hepinizi cebime sığdırabilirim sanırım..
7 Eylül 2007 - 2:13
tamam ya siz gidin.. Ben hayatta sığmam o cebe, bırakın beni burda, devam edin siz. ben onları oyalarım.
7 Eylül 2007 - 2:52
oysaki sen bizi yavaşlatmıyordun da, neden arkada kalasın. ben seni sağ cebime koyayım en iyisi; sığarsın oraya