love teared us apart
Butun yaz çok sıcaktı ya, işte butun o yaz boyunca montumu giymeyi özlemişim ben. Bu akşam sigaram bitti, almaya giderken giydim, hasret giderirken cebimde limon kabukları buldum. çok kısa 3-5 flashbackten sonra hatırlayabildim ama zor olmadı : )
evvel zaman içinde develer tellal iken mi ne.. o zamanlardan birinde işte Bırk’la tekilalar içip aşka gelmiştim, ayrıldığım kız arkadaşıma acaip acaip mesajlar atmıştım, o gun o limonların kabuklarını cebıme saklamıstı o bırk herif. sanırım 2 sene önce fılndı.. Ceplerimi boşaltırken acaip melankolik duygular içine giricektim ki ramazan davulcusu girdi araya. Sokakta ikimiz varız ve adam bangır bangır ilerliyodu. Günümüze dönmek zorunda kaldım, sigaramı aldım ve eve geldim.
ve not: odamın bi duvarı var artık.
20 yorum var
Yorum yazabilirsiniz
NEDİR?
Son Yorumlar
- yılmaz: ulan kıc kafalılar günah lan böyle konuşmak m.a.l mısınız siz diyoki haşa allah yok sen kimsin lan allah...
- madDAM: Nescafe’yle ilgili aynı yerdeyim; ne kahve oranını bilirim ne de nasıl sevdiğimi. Bazen sütlüsü güzel...
- iuj: sevgilime ve kahveye ihtiyacım var. hadi yarın olsun.
- Jungee: Ne pis bir günmüş o. Benim askerliğim bitti de bazı yazılara baktım, bu zırvala beni üzüyor. Ne kadar hızlı...
- Jungee: çok yaşlanmışım…
- fallen: oha! askerden dönmüş bi sürü şeyler yazılmış. o kadar uzun zamandır yazmamışsınız ki ben geçen gün...
- Burak: Neden bu yazıyı paylaşabilmem için bir paylaş butonu yok?
- MaXCoDeR: Rurkce arıyorsak zor, ama İngilizce olabilir belki.
- Jungee: Evet rurkce karakter kullanmaya useniyorum. O diilde selim bi tuşta ucak moduna alip parlakligi full kısan bi...
- MaXCoDeR: Sizin oralarda Türkçe klavye yok mu abi? Yoksa telefondan mı yazıyorsun? O da çok zor olur lan, üşenir...
ARŞİVLER
- Ocak 2012 (1)
- Aralık 2011 (1)
- Eylül 2011 (1)
- Ağustos 2011 (1)
- Temmuz 2011 (8)
- Haziran 2011 (7)
- Mayıs 2011 (10)
- Haziran 2010 (1)
- Nisan 2010 (1)
- Mart 2010 (1)
- Şubat 2010 (1)
- Ocak 2010 (5)
- Aralık 2009 (4)
- Kasım 2009 (4)
- Eylül 2009 (5)
- Ağustos 2009 (5)
- Temmuz 2009 (4)
- Haziran 2009 (1)
- Mayıs 2009 (7)
- Nisan 2009 (1)
- Mart 2009 (4)
- Şubat 2009 (4)
- Ocak 2009 (3)
- Aralık 2008 (4)
- Kasım 2008 (2)
- Ekim 2008 (4)
- Eylül 2008 (2)
- Ağustos 2008 (9)
- Temmuz 2008 (2)
- Haziran 2008 (9)
- Mayıs 2008 (12)
- Nisan 2008 (6)
- Mart 2008 (6)
- Şubat 2008 (9)
- Ocak 2008 (11)
- Aralık 2007 (12)
- Kasım 2007 (15)
- Ekim 2007 (14)
- Eylül 2007 (19)
- Ağustos 2007 (21)
- Temmuz 2007 (17)
- Haziran 2007 (10)
- Mayıs 2007 (13)
- Nisan 2007 (5)
- Mart 2007 (11)
- Şubat 2007 (6)
- Ocak 2007 (10)
- Aralık 2006 (10)
- Kasım 2006 (8)
- Ekim 2006 (8)
- Eylül 2006 (19)
- Ağustos 2006 (16)
- Temmuz 2006 (22)
- Haziran 2006 (32)
- Mayıs 2006 (22)
- Nisan 2006 (7)
- Mart 2006 (10)
- Şubat 2006 (6)
- Ocak 2006 (14)
- Aralık 2005 (5)
- Kasım 2005 (12)
- Ekim 2005 (7)
- Eylül 2005 (9)
- Ağustos 2005 (6)
- Temmuz 2005 (14)
- Haziran 2005 (17)
- Mayıs 2005 (26)
- Nisan 2005 (16)
- Mart 2005 (8)
- Şubat 2005 (7)
- Ocak 2005 (3)

mumyalanmış mı acaba o limon kabukları ? 2 sene de onların doğal dönüşümlerini tamamlamaları gerekiodu sanki…
not : o duvarın kalıcı olabilmesi için dinozor bahçede beslenmelidir.
reha erdemin a ay filmini izledikten sonra patlak verdi=)nese bgn amelie yi izlerim…ben de özlemişim turuncu montumu güneş müneş aldırmadan büyük bi aşkla giydim dün,sonrasında da yağmur yağdı pek bi mutlu oldum…
dandelion fazlasıyla güzel bi film soundtrack albümü de…black snow freeze my throat it numbs my soul eats me whole to pick me up that’s when you know you’re free to go you caught..makes me old before i’m old…it’s all in love deep inside i go in love the less i seem to know in love.that snow numbs my throat it leaves me dry,leaves me dry leaves me barely whole..down to the wire, the rotten cold you caught a cold, like so many times before…doves a saygılarımla!
yaşasın doves
o limon kabukları 12 ocak 2006′dan beri duruyomuş.
attım tabi filiz galba : )du ben hemen 12 ocaa bakim napmışım.
evet, öyleymiş gerçekten. ceren beni korkutuyosun =)
o limon kabukları söyledi. çok kırılmışlar. bi daha olmasınmış. filizin mandalina kabukları onlarla dalga geçmişler ezik ezik diye. bi de dediler ki “bizim sayemizde o deri cekete hiç karınca gelmedi”
(karıncaların olduğu yere küflü limon kabuğu koyunca karıncalar hemen yok oluyo)
Off ne diyorum. iyigeceler
bu bilgiye yazın çok ihtiyacım vardı ya. odamı karıncalar basmıştı. heryerdelerdi. insanlara nasıl kovarım dıe soruodum. ayyüc şeker dök giderler demişti, yapmıştım. bu eşek şakasından sonra kimsey guvenemedım karıncalar hususunda =)
Olmasın tabi cerencim o limon kabuklarının da önemsenmeye adam yerine konmaya ihtiyacı var yazık yaa! (asıl ben ne diyosam:)
Ersinin oda arkadaşları hiç sevmiyolarmış onları demek ki lazım olabiliyo atmamak lazım bazı şeyleri.(Dün 02.00 da yeni mandalina kabuklarım oldu sevgilimle yağmurun altında buz gibi soguk havada bankın arkalığına tünemiş şekilde yediğimiz..(sizce ben abartıyo muyum paylaşılan herşeyden pay çıkarıp saklarken?)
Yine sormak durumundayım Ersine merak ettim çünkü; bunu bilmiyosan nasıl kovaladın sen karıncaları odandan?
Annem var benim, kadın sihirli. Mesela eve gelir uzun bi sureden sonra. tam 5 dakka çok değil, her yer pırıl pırıl olur ve hiç zaman nasıl olduğunu anlayamadık. çok ciddi kanıtlarımız var bu teoriyi destekleyen. O karıncalar da bunun kuçuk bi parcası. bi daha gormedım karınca evde : )
ha bi de senın o romantık mandalına tuketımı sonucu elde ettiğin kabukları at sen hıc beklemeden bence. çünkü evet abartıosun =) sakın sevgiline gosterme kabukları. korkmasın cocuk bari : )
Sihirli anneye sevgiler her eve lazım bi tane:)
Tamam atıcam kabukları.Geçen gün dolabımı düzeltirken bulduğum hediye ambalajları,İstanbula onu görmeye giderken yaptığım yolculukların biletleri,çiçek buketlerinin kurdeleleri,konser tiyatro sinema biletleri,hatta bir toplu iğne ve ataç vs. kendimden korkmama neden oldu zaten:/ yok yok atıcam da birinin fikrini almam gerekiyodu abartmamak lazımmış
bence atma. bi kutuya koy sakla. çok geç değil diğil mi artık?
ben de saklıyorum öyle şeyleri. bence de atma ama varlığından haberdar etmek zorunda diilsin sevgilini (:
şimdi aklıma bişey geldi saklamak diyince. bundan iki sene önce yiğitle bi yere gidiyoruz. çok sıcak su alalım dedik. aldık da. sonra bi şey farkettim. suyun üstünde son kullanma tarihi, hatta son kullanma saati yazıyo. e ben de dedim ki: “suyun son kullanma tarihi geçince noluyo? zehirleniyo musun?” “dene de görelim” dedi yiğit. saklarsın saklayamazsın saklarsın saklayamazsın derken benim iki senedir sakladığım, içinde az biraz su kalmış bir pet şişem varDI. ta ki annemin ben yokken, benim özlemimle mi yoksa onun psikopatlığıyla mı alakalı bilemediğim bir nedenden ötürü odamı baştan aşağı temizlemesine kadar. evet kadın atmış şişeyi!!! ben onu 25 temmuz 2008, saat 20:15 de yiğite vericektim =(
yok geç değil atmadım henüz de en azından bundan sonraki kabukları atayım diyorum=) ve evet madDAM sevgilimi haberdar etmesem iyi olur erkekler anlamıyo bu tür duygusallıklardan.
Suyun böyle bi zehirleme riski varsa yiğit cerenden bu sayede kurtulmak istemiş olabilir.Allah cerencimizi bize bağışlamış sağol annesi:)
yiğit!!!!!
ya benim seviglim vardı, beraber yediğimiz puding kabını saklamıştım, ayrıldıktan sonra kabı gorunce hasta ruhlu gıbı hıssetmıstım kendımı : ) sonra ben bundan dersımı almayıp başka sevgılımın bıze gelınce giydiği tşörtümü masamın hiç kullanmadığım dolabına koymuştum. senelr sonra buldum gene aynı hisse kapıldım : )üstünden gelinmicek bi durum diil ama yine de normal bişi diil. ayrılınca garipliği daha net gözlenebilen bi durum : ) ha evet dier taraftan kimse ayrılmıcak sonsuza kadar beraber olucak filn : )
gidip biraz World of Warcraft oyniim ben, dünyayı ele geçirmem gerek =)
ben de beraber yediğimiz çikolata ambalajını, birimizin içtiği bi ilaç çöpünü ve onun yanına giderkenki otobüs biletimi falan saklamışım. hasta ruhlu gibi cidden. neyse.
dünyayı ele geçirdikten sonra ben de yönetici grupta yer almak istiyorum.