yaa ama yazdığım yazı yayınla diince hem yayınlanmayıp hemde sılınır gıderse kızarım ama. seri halde zırvalamaya karağ verdim
huseyin karakan gelip duruo aklıma şu sıralar neden bilmiyorum.. bi gun lise 3 gibi bi zamanda bana ilk tanıstıımız gun ( o gunden tam 6 sene once) solediği bişeyi solemişti voleybol oynamayı bırakıp yanıma gelerek. feci halde kıtlemısti adam beni ama neydi hatırlamıorum yaptığım onca flashback lere rağmen.
adam her seferinde diyaloğğ derdi beni gıcık ederdi.
2 yorum var
Yorum yazabilirsiniz
NEDİR?
Son Yorumlar
- iuj: sevgilime ve kahveye ihtiyacım var. hadi yarın olsun.
- Jungee: Ne pis bir günmüş o. Benim askerliğim bitti de bazı yazılara baktım, bu zırvala beni üzüyor. Ne kadar hızlı...
- Jungee: çok yaşlanmışım…
- fallen: oha! askerden dönmüş bi sürü şeyler yazılmış. o kadar uzun zamandır yazmamışsınız ki ben geçen gün...
- Burak: Neden bu yazıyı paylaşabilmem için bir paylaş butonu yok?
- MaXCoDeR: Rurkce arıyorsak zor, ama İngilizce olabilir belki.
- Jungee: Evet rurkce karakter kullanmaya useniyorum. O diilde selim bi tuşta ucak moduna alip parlakligi full kısan bi...
- MaXCoDeR: Sizin oralarda Türkçe klavye yok mu abi? Yoksa telefondan mı yazıyorsun? O da çok zor olur lan, üşenir...
- Jungee: Vermem ki mail sifremi, sama unutmus die ayak yapmis =) benim telefonuma mesaj at, yazicak cok seyim var,...
- MaXCoDeR: olm kuzenin arayıp duruyor, daha email şifreni hatırlamıyormuşsun. nereye göndereyim?
ARŞİVLER
- Ocak 2012 (1)
- Aralık 2011 (1)
- Eylül 2011 (1)
- Ağustos 2011 (1)
- Temmuz 2011 (8)
- Haziran 2011 (7)
- Mayıs 2011 (10)
- Haziran 2010 (1)
- Nisan 2010 (1)
- Mart 2010 (1)
- Şubat 2010 (1)
- Ocak 2010 (5)
- Aralık 2009 (4)
- Kasım 2009 (4)
- Eylül 2009 (5)
- Ağustos 2009 (5)
- Temmuz 2009 (4)
- Haziran 2009 (1)
- Mayıs 2009 (7)
- Nisan 2009 (1)
- Mart 2009 (4)
- Şubat 2009 (4)
- Ocak 2009 (3)
- Aralık 2008 (4)
- Kasım 2008 (2)
- Ekim 2008 (4)
- Eylül 2008 (2)
- Ağustos 2008 (9)
- Temmuz 2008 (2)
- Haziran 2008 (9)
- Mayıs 2008 (12)
- Nisan 2008 (6)
- Mart 2008 (6)
- Şubat 2008 (9)
- Ocak 2008 (11)
- Aralık 2007 (12)
- Kasım 2007 (15)
- Ekim 2007 (14)
- Eylül 2007 (19)
- Ağustos 2007 (21)
- Temmuz 2007 (17)
- Haziran 2007 (10)
- Mayıs 2007 (13)
- Nisan 2007 (5)
- Mart 2007 (11)
- Şubat 2007 (6)
- Ocak 2007 (10)
- Aralık 2006 (10)
- Kasım 2006 (8)
- Ekim 2006 (8)
- Eylül 2006 (19)
- Ağustos 2006 (16)
- Temmuz 2006 (22)
- Haziran 2006 (32)
- Mayıs 2006 (22)
- Nisan 2006 (7)
- Mart 2006 (10)
- Şubat 2006 (6)
- Ocak 2006 (14)
- Aralık 2005 (5)
- Kasım 2005 (12)
- Ekim 2005 (7)
- Eylül 2005 (9)
- Ağustos 2005 (6)
- Temmuz 2005 (14)
- Haziran 2005 (17)
- Mayıs 2005 (26)
- Nisan 2005 (16)
- Mart 2005 (8)
- Şubat 2005 (7)
- Ocak 2005 (3)

SINAV
Oks maratonun yarış atlarından biri … ve rakipleri…
Çok çabalıyor çok çalışıyordu ama bir türlü geçemiyordu her denemeye karnındaki o büyük sancıyla giriyordu aklınca milyonlarca soru… yan beni gene mat ederse yiyeceği lafları ,imaları hazmetmek için kendini hazırlıyordu ve sonuç gene aynı … gene yenildi
Yüzüne baktığında lafları yediğinde boğazında düğümlenen kör bir düğüm yutkunmasını engelliyordu duyduğu utançtan dolayı yüzü yanıyordu gözleri cam gibi parlıyordu dolmuştu gözünü kırpmamak için direniyordu ve karnındaki o büyük boşluğun sancısı kıvrandırıyordu
Deneme sonuçları geldiğinde aradaki fark sadece ve sadece 0,01 di ve gene geride kalmıştı hocaları diğer arkadaşına iltifatlar yağdırırken şaşkınlıkla olup bitenleri izliyor ve içinde alevler yanıyordu iltifatlardan sonra arkadaşının iyice havalara girmesi içindeki yangına körüklüyordu dersanede denemeden çıktıklarından sonra hocalar ile sorular üzerinde konuşuyorlardı .hocaları her yaptığı sorular için ona tebrikler yağdırırken aynı soruları doğru cevaplamış olmasına rağmen bizimkine hiçbir tebrik yoktu o sadece simitçi kedisi gibi onları izliyordu…içinden bende doğru yaptım diyordu ama kelimeler boğazında düğümleriniyor ve sadece yutkunmaya çalışıyordu
Ve o büyük gün gelip çattı…sınava gireceği okula gitti okulda dersaneden arkadaşları vardı dersane hocaları moral vermek için gelmişlerdi bütün arkadaşlarıyla hatta dersleri ondan kötü olanlarla bile konuştular ve ona dönüpte bir başarılar dilemeyi çok gördüler sınav başladı ve bitti nasıl geçtiğini anlayamadı duyduğu bitiş zili sanki ölüm fermanıymış gibiydi
Sınav bitti ailesinin yanına gitti herkes onun sınavının nasıl geçtiğini merak ediyordu
Ağlamamak için kendini zor tutuyordu daha fazla dayanamadı ve başladı ağlamaya eve gittiler hala ağlıyordu aklında gene milyonlarca soru, içinde büyük bir kaygı bütün emekleri boşa gitmişti annesinin babasının bütün emekleri bikaç saat içinde çöpe gitti bunu kabullenemiyordu kimse duymasın görmesin diye gözyaşlarını içine akıtıyordu sessiz sessiz ağlıyordu ertesi gün okula ayak bastığında arkadaşının sesi girişte bile çınlıyordu çünkü onun sınavı süper geçmişti …
Okulda herkes her zaman olduğu gibi onu tebrik ediyordu hepsi bir aradayken onu yanlarına çağırıp tebrik etmeleri mütevazi görünüşünün altındaki sinsi gülümsemeyi sezebiliyordu ama elinden hibirşey gelmiyordu
Akrabaları komşuları geliyordu sanki bir ölü için taziyeye gelmiş gibi çok ağrına gidiyordu adım attığı her yerde düşük bir puan almış olması her seferinde kendini belli ediyordu o yaz tatil miydi yoksa zindan mıydı hiç belli değildi.liseye başlamıştı . yolda kendinden yüksek olan okullu öğrencileri üniformalarından tanıyıp yüzünü yere eğerdi ve utanırdı bu çok ağrına gidiyordu okula gittiği zaman okulun adını okuyunca bu gerçek yüzüne bir tokat gibi vuruyordu hemde hergün .çok çalışıyordu çok çok çok …bu arada annelerin çatışmalarıda sürüyordu benimki senden üstün seninki benimkinden üstün ama bizimkinin annesi yüzünü yere eğmekten lafları yemekten başka çaresi yoktu onu ençok yaralayanda buydu bunları gördükçe daha da çok çalışıyordu ve sıra ÖSS ye gelmişti sınava girecekti ama bu sınavda oks gibi geçerse bunu daha fazla dayanamazdı hedefi tıp tı çünkü amacı çevresindekilere kendisini ıspatlamaktı çünkü amacı annesinin yüzünü yerden kaldırmaktı çünkü amacı emeğini bu kez boşa çıkarmamaktı
Sizce bu kez başarabilmiş midir dersiniz?
Sonuş gene aynıydı gene başa dönmüştük. aksine o arkadaşı tıpı kazanmıştı ve gene o kadar çalışmaya o kadar emeğe bizimkinin elde var 0 dayanamıyordu düşündükçe çıldıracak gibi oluyordu her şey üstüne geliyordu onu hayatta tutan oks de alamadığı başarıyı öss de almaktı buna inanıp yaşıyordu ama daha fazla o acılarla dolu küçük kalbi dayanamadı…Artık cansız bedeni huzurluydu …
Sizce bu hikaye böyle mi bitmeliydi???
ELVEDA1
BEN BU GÜN ÖĞRENDİM NEFRETİ,BİRŞEYİ UNUTMAK İÇİN ÇABA GÖSTERMEYİ AMA YİNEDE SEVMEYİ.
Herşeyi unutmayı kapatıp kaldırmayı…
Ama artık ELVDA deme zamanı geldi, durdu yavaş yavaş akan zaman sahip olduğum değerler parçalanıyor artık.
Hayatım mısralarındaki her bir kelime sewgiyle yazılmış bir şiiri andırıyor ama eskimiş artık kimse okumuyor.Bende olan ayı götürüp güneşimi getiren güneşimi götürüp bana ayı bile bırakmıyor belki sonsuza kadar elveda dedirtiyor…